Cüce Gezegen Nedir? Cüce Gezegen hakkında bilgi

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

Yazımızda Cüce Gezegen nedir, Kaç Cüce Gezegen var ve bunlar nelerdir, sorularını yanıtlayıp, Cüce Gezegen tarihinden ve terimin getirdiği tartışmalardan bahsedeceğiz.

Cüce Gezegen Nedir?

Bir cüce gezegen, gezegen boyutunda olan (gezegen boyutlu nesne), ancak ne gezegen ne de doğal bir uydu olan bir gök cismi olarak tanımlanabilir. Ancak bu tanım çok yeterli değildir. Daha detaylı bir tanımı Uluslararası Astronomi Birliği yapmıştır ve cüce gezegen tanımına açıklık getirerek karışıklığı ortadan kaldırmıştır.

Cüce gezegen terimi 2006’da, Neptün ötesi nesnelerin keşifindeki artışla birliklte ve hatta daha kütleli obejlerin, Eris keşfiyle Güneş etrafında dönen cisimlere özel üç çeşitli bir kategorileme sistemine göre kabul edilmiştir.

Uluslararası Astronomi Birliği, Güneş Sistemimizdeki uydular dışındaki gezegenlerin ve diğer cisimlerin şu şekilde üç ayrı kategoride tanımlamıştır.

  1. Bir gezegen (1) Güneş etrafında yörüngede bulunan bir gök cismidir, (2) Küresel bir şekle girebilmek için yeterince yerçekimine sahip olacak kadar büyüktür ve (3) cismin yerçekimi, Güneş etrafındaki yörüngesine yakın benzer büyüklükteki tüm nesneleri temizlemesi için yeterince büyüktür.

  2. Bir “cüce gezegeni” (1) Güneş etrafında yörüngede bulunan bir gök cismidir, (2) küresel bir şekle girebilmek için yeterince yerçekimine sahip olacak kadar büyüktür, (3) Güneş etrafındaki yörüngesine yakın benzer büyüklükteki tüm nesneleri temizleyebilecek büyüklükte değildir, (4) bir uydu değildir.

  3. Güneşi çevreleyen diğer tüm nesneler(Yapay uydular hariç) topluca “Küçük Güneş Sistemi Cisimleri” olarak anılacaktır.

  4. maddede görüldüğü üzre Uluslararası Astronomi Birliği cüce gezegenin tanımını bu şekilde yapmıştır ve bir gökcisminin cüce gezegen olup olmadığını bu maddeye göre karar verirler.

Ancak halen bu tanımlamalara karşı çıkan bilim insanları da vardır. Bazıları bu tanımın yeterli olmadığını, eksik olduğunu yada yanlış olduğunu öne sürmektedir.

 

Cüce Gezegenler – Kaç Cüce Gezegen Var?

Güneş Sistemi’nde binlerce cüce gezegen olduğu tahmin ediliyor. Uluslararası Astronomi Birliği günümüzde bunlardan beş tanesini bilmektedi.Bunlar: Ceres, Plüton, Haumea, Makemake ve Eris.

Diğer yüzlerce bilinen gök cisimlerinin cüce gezegen olduğu şüphelidir. 200‘e kadar sayıda olma ihtimali olan cüce gezegenler, Kuiper Kuşağı olarak bilinen tüm bölgenin keşfedilmesiyle bulunabilir ve Kuiper Kuşağı’nın dışına saçılan cisimler de göz önüne alındığında bu sayı binlercesine kadar çıkabilir.

Görsel Kaynak:Wikipedia) Cüce gezegenler
Görsel Kaynak:Wikipedia)

Ceres

Ceres, mevcut cüce gezegenlerin en küçüğüdür. Sicilyalı astronom Giuseppe Piazzi, Mars ve Jüpiter arasındaki boşluğun bir gezegen içerdiği tahminine dayanarak 1801’de Ceres’i keşfetti. Çapı sadece 950 km ve Dünya kütlesinin yalnızca 0,015 katıdır.

Aslında, Ceres o kadar küçüktür ki hem bir cüce gezegen hem de bir asteroit olarak sınıflandırılır ve bilimsel literatürde güneş sistemindeki en büyük asteroitlerden biri olarak adlandırılır.

Plüton

Plüton cüce gezegenlerin en çok bilinenidir. 1930 yılındaki keşfinden 2006 yılına kadar, dokuzuncu gezegen olarak sınıflandırılmıştı. Ancak Plüton’un yörüngesi öyle düzensizdi ki, zaman zaman güneşe sekizinci gezegen Neptün’den daha yakındı. 2006’da, Plüton’a benzer yada daha büyük olan diğer birkaç kayalık cismin keşfedilmesiyle, Uluslararası Astronomi Birliği Plüton’u cüce bir gezegen olarak yeniden sınıflandırmaya karar verdi.

Kütlesi Dünya kütlesinin yaklaşık 0,2 katıdır. Ayrıca Dünya’nın uydusu Ay’ın kütlesinin de yüzde 10’u kadardır. Plüton’un yerçekimi uydularını yakalamak için yeterlidir kuvvettedir. Plüton ve onun en büyük uydusu olan Charon arasındaki ilişki ikili sistem olarak bilinir çünkü her iki nesne merkezi bir nokta etrafında dönmektedir.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Eris

İlk keşfedildiğinde, Eris’in cüce gezegenlerin en büyüğü olduğu, Plüton’dan yüzde 27 daha büyük ve yaklaşık 1.400 ila 1.500 mil (2.300 ila 2.400 km) çapa sahip olduğu düşünülüyordu. Fakat daha sonraki gözlemler Eris’in Plüton’dan daha küçük olduğunu gösterdi.

Eris’in Güneş etrafındaki bir turu 557 yıl sürer. Güneşten en uzak noktasında, Eris ve uydusu Dismonia Kuiper Kuşağı’nın çok ötesine geçmektedir. Eris’in yüzeyi muhtemelen azot ve metan bakımından zengindir, ancak yüzey boyunca ince bir tabaka halindedir.

Haumea ve Makemake

Haumea ve Makemake, Güneş Sistemi’ndeki son adlandırılan cüce gezegenlerdir.

Haumea, elipsoid şekli nedeniyle eşsizdir. Cüce gezegenin ince uzun şekli, Plüton’un üçte biri kadar olan kütlesi eksikliğinden değil, hızlı dönmesinden kaynaklanmaktadır. Haumea dört saatte bir kendi ekseni etrafında döner ve bir çarpışma sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Haumea, Kuiper Kuşağında Plüton’dan başka birden fazla uydusu olan bilinen tek nesnedir.

Makemake, Güneş Sistemi’ndeki bilinen üçüncü büyük cüce gezegen ve klasik KBO(Kuiper Belt Object) popülasyonundaki ikinci büyük Kuiper kuşağı objesidir. Makemake’nin çapı kabaca Plüton’un dörtte üçü kadardır. Bilindiği kadarıyla Makemake’nin hiç uydusu yoktur, bu durum da onu diğer büyük KBO’lar arasında farklı kılar.

İsim

Çap

Güneş’ten uzaklık

Güneş etrafındaki tam tur

Ceres

950 km

413.700.000 km (2.77 AB)

4.6 yıl

Plüton

2.372 km

5.874.000.000 km (39.26 AB)

248.0 yıl

Haumea

1.960 km – 1.518 km × 996 km

6.452.000.000 km (43.13 AB)

283.3 yıl

Makemake

1.434 km × 1.422 km

6.850.000.000 km (45,79 AB)

309.9 yıl

Eris

2,326 km

10.120.000.000 km (68,01 AB)

560.9 yıl

 

 

Boyut ve Kütle

Cismin kütle çekiminden kaynaklanan yeterli iç basınç, cismi esnek bir hale çevirir ve yeterli esneklik yüksek rakımların batmasına ve oyukların doldurulmasına izin verir. Bu şekilde cisim yuvarlak bir şekle bürünür. Fakat yarıçapı birkaç kilometreden daha küçük cisimler, kütleçekimsel olmayan kuvvetler altına girmiştir ve şekilsiz bir biçimde olma eğilimindedirler.

Kütle çekiminin önemli, ancak baskın olmadığı daha büyük nesneler patates şeklindedir. Cisim ne kadar kütleli ise aynı zamanda o kadar iç yuvarlak ve iç basıncı yüksektir. Basınç iç kuvvetleri yenecek kadar ve hidrostatik dengeye gelene kadar.Bu noktada, cisim olabileceği kadar yuvarlaktır. Bu bir cüce gezegeni tanımlama limitidir.

Bununla birlikte, dönme bir cüce gezegenin şeklini de etkileyebilir. Eğer cisim dönmüyorsa küre olur, ancak ne kadar hızlı dönerse o kadar yassılaşır. Bunun en iyi örneği, kutuplarında olduğu gibi ana ekseni boyunca iki kat daha uzun olan Haumea’dır.

Haumea Cüce Gezegeni
Haumea Cüce Gezegeni (Kaynak: NASA)

Gelgitsel kuvvetler, ayrıca cisimlerin çekimsel olarak kilitlenmesine de sebep olabilir. Komşu cismine(uydusu gibi) sürekli aynı yüzünü göstermesi gibi. Buna verilebilecek en iyi örnek Plüton-Charon sistemidir. Bu sistemde iki cisimde gelgitsel olarak birbirine kilitlenmiştir. Dünya’nın uydusu Ay da ayrıca bu şekilde çekimsel olarak kilitlenmiştir.

En uç ve en alt boyuttaki ve cüce gezegenlerin kütle limitleri Uluslararası Astronomi Birliği tarafından spesifik olarak belirtilmemiştir. Alt sınırlar, hidrostatik dengeye ulaşabilmek için gereken koşullar göze alınarak belirlenir, bir nesnenin bu şekle ulaştığı boyut veya kütle, bileşimine ve termal geçmişine bağlıdır.

Örneğin taşlı asteroitlerin hidrostatik dengeye ulaşması ortalama 600   km yarıçapta ve 3.4×1020 km kütlede ortaya çıkar. Daha az miktarda sudan oluşan bir cisimde ise, limit 320   km ve 1019 kg kütle ile sınırlıdır. Sonuç olarak, halihazırda büyüklüğü veya kütlesine dayanan bir cüce gezegeni tanımlamak için belirli bir standart mevcut değildir.

 

Yörünge

Birçok astronom, gezegenlerin ve cüce gezegenlerin arasındaki ayrımın,“yörüngeleri etrafındaki bölgeyi temizlememesi” ne dayanarak yapıldığını vurguladı. Kısacası, gezegenler çarpışma, yakalama veya yerçekimsel rahatsızlıklarla yörüngelerinin yanındaki daha küçük cisimleri temizlerken, cüce gezegenlerin bunu yapması için gerekli kütlesi yoktur.

Alan Stern ve Harold F.Levison yörüngedeki sapmada karşılaşılan sonucu ifade ederek bir parametre tanıttı Λ (lambda). Bu değer bir cismin komşu yörüngesinde dolanabilme kapasitesini saptamada kullanılır. Bu parametreyi kullanmak, Steven Soter ve diğer gök bilimcilerin gezegenler ile asteroitler arasındaki fark üzerinde anlaştığı, gezegenlerin çarpışmalarla, kütle çekimi dağılmasıyla küçük nesneleri yörüngelerinden atabilmesi ile ilgilidir.

Cüce Gezegen Tarihi ve İsimlendirme

1801’den başlayarak gök bilimciler Mars ve Jüpiter arasındaki, onlarca yıl gezegen olarak görülen Ceres ve diğer nesneleri keşfetti. 1801 ile 1851 tarihleri arasında, gezegenlerin sayısı 23ü geçtikten sonra astronomlar, diğerlerine göre küçük olan cisimler için asteroid tanımını kullanmaya ve sonra onları gezegen olarak sınıflandırmaya ve isimlendirmeye başladı.

1930 yılında Plüton’un keşfinden sonra birçok astronom, astreoitler ve kuyruklu yıldızlar gibi binlerce oldukça küçük cisimler ile birlikte Güneş Sistemi’nin dokuz gezegenden oluştuğunu belirtti. Gözlemlerin günümüzdeki gibi net olmadığından dolayı neredeyse 50 yıl boyunca Plüton’un Merkür’den daha büyük olduğu düşünülüyordu, ancak 1978 yılında Plüton’un uydusu Charon’un keşfi ile Plüton’un kütlesinin kesin ölçülmesi ve ilk varsayımlara göre çok daha küçük olduğunu öğrenmek mümkün oldu. Plüton’un çok küçük olması, büyük yörüngesel eksen eğikliğine sahip olması ve yüksek yörüngesel eğime sahip olması gibi bazı değişik özelliklerinin olması, onun diğer gezegenlerden tamamen farklı bir tür cisim olduğunu kanıtladı.

1990lı yıllarda, astronomlar uzayın aynı bölgesinde Plüton gibi nesneler bulmaya başladı. Bunlardan birçoğu, Plüton’un bazı temel yörüngesel özelliklerine benzerdi. 2005 ile, Plüton ile kıyaslanabilir boyutta üç trans-Neptün objesi (Quaoar, Sedna ve Eris) keşfedildi.Bu keşiflerle beraber bu cisimleri ve Plüton’u yeniden sınıflandırmak gerektiği düşünüldü.

2006’da, Eris’in Plüton’dan biraz daha büyük olduğuna inanılıyordu ve bazı resmi olmayan raporlarda ondan onuncu gezegen olduğundan bahsedildi. Konu yoğun bir tartışma konusu oldu. Uluslararası Astronomi Birliği’nin ilk teklifinin taslağı gezegenler listesinde Charon, Eris ve Ceres’i içeriyordu. Birçok astronom bu önergeyi reddetti.

Daha sonra Uluslararası Astronomi Birliği uydular hariç, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin ve diğer cisimlerin üç belirgin kategoriye ayırdı. Bu tartışmaları bitirmemesine rağmen bir şekilde bu konu hakkında çözüm bulunmuş oldu.

 

Cüce Gezegen Tartışmaları

Uluslararası Astronomi Birliği’nin cüce gezegeni tanımlamasından hemen sonra, birçok bilim insanı bu tanımını reddettiğini açıklamıştır. Eris’i keşfeden Mike Brown, gezegenlerin sekize indirgenmesi konusunda hemfikir oldu.

NASA, Uluslararası Astronomi Birliği tarafından ortaya konulan yeni tanımı kabul edeceğini açıklamıştır. Ancak NASA’nın Plüton görevinin yöneticisi olan Alan Stern, yeni tanımı reddetmiştir çünkü hem cüce gezegeni tanımlamadaki kriterler hem de diğer çeşit gezegen olmayan cisimlerin kriterleri aynıydı ve tanımlamada iç karakteristik özelliklerin kullanımındansa yörüngesel karakteristikler kullanılmalıydı.

 

 

Kaynaklar: Kaynak-1

Kaynak-2

Kaynak-3

 

İlginizi Çekebilir:

Gezegen nedir

Güneş Sistemi nedir

Güneş nedir

Plüton Cüce Gezegeni

Doğal Uydu nedir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18 + 18 =