Mars Gezegeni

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

Son yıllarda en çok duyduğumuz gezegenlerden biri “Kızıl Gezegen” olarak da bildiğimiz Mars’tır. Mars, birçok bakımdan Dünya’ya benzemektedir ve bu yüzden insanlığın bir sonraki durağı olacak gibi görünüyor. Birçok ülke bu gezegene uzay araçları gönderiyor ve yapısı hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyor. Dünya hariç tutulursa, halen Güneş Sistemi’ndeki gezegenler içinde sıvı su ve yaşam içermesi en muhtemel gezegen olarak görülmektedir. Hatta çok yakın bir gelecekte Gezegende bir koloni kurulması bile planlanıyor.

Güneş Sistemi’ndeki Güneş’e uzaklık sıralamasındaki 4. gezegendir ve Merkür’den sonra en küçük ikinci gezegendir. Dünya’ya çok benzer özellikler gösterir. İnce bir atmosferi olan gezegen gerek Ay’daki gibi meteor kraterlerini, gerekse Dünya’daki gibi volkan, vadi, çöl ve kutup bölgelerini içerir. Ayrıca dönme periyodu ve mevsim dönemleri Dünya’nınkine çok benzer. Mars gezegeni kaç yaşında sorusunun ise çeşitli kaynaklardan farklı cevapları vardır. Mars, Güneş Sisteminin geri kalanıyla aynı anda oluştuğu düşünüldüğünde yaklaşık 4,6 milyar yaşındadır. Ama bazı kaynaklarda(Google gibi) yaşının 4,603 milyar yıl olduğu söylenir. Yazımızın devamında Mars gezegeni hakkında bilgi vermeye çalışacağız ve “Mars gezegeni nedir?” sorusuna cevap arayacağız.

Mars Gezegeni Özellikleri

Mars Yüzeyi

Mars yüzeyi
Mars yüzeyi (Kaynak: NASA)

Boyutu, kütlesi ve yüzeyindeki yerçekimi bakımından Dünya ile Ay arasında yer alır. Yüzeyinin kızıl-turuncu görünümü hematit ya da pas adıyla tanınan demiroksitten kaynaklanır. Bu görünümü yüzünden “Kızıl Gezegen” de denmektedir.

Haziran 2008’de Phoenix uzay aracı tarafından gönderilen veriler toprağın hafifçe alkalin olduğunu ve organik maddenin gelişmesi için ihtiyaç olan magnezyum, sodyum, potasyum ve klorür içerdiğini ortaya koydu. Bilim insanları gezegenin kuzey kutbuna yakın topraklarda kuşkonmaz gibi bitkilerin yetiştirilmeye elverişli olduğu sonucuna vardı.

Mars, Güneş Sistemi’ndeki en yüksek dağa, en derin ve en uzun vadiye ev sahipliği yapmaktadır. Olympus Mons(Dağ) kabaca 27 km yükseklikte olup Everest Dağı’nın yaklaşık üç katı büyüklüğündedir.

Kanyonlar: Bazı kanyonlar 100 km genişliğe kadar çıkabilmektedir. 1971’de keşfedilen Valles Marineris adlı ünlü büyük kanyon 4.000 km uzunluğunda ve 200 km genişliğinde olup, 7 km’ye varan bir derinliğe sahiptir. Yani uzunluğu Avrupa’nın uzunluğuna eş olup, gezegenin çevresinin beşte biridir. Bazı kanyonların uçlarından çıkan büyük kanallar ve içindeki tortul çökeltiler kanyonların bir zamanlar sıvı su içermiş olabileceğini göstermektedir.

Vadiler ve Kanallar: Kanallar, vadiler ve su yatakları gezegenin her tarafında bulunur ve gezegenin yüzeyinde bir zamanlarda sıvı su aktığını gösterir. Bazı kanallar 100 km genişliğinde ve 2.000 km uzunluğunda olabilir. Su hala yer altındaki kayalarda,çatlaklarda ve gözeneklerde yatıyor olabileceği düşünülmektedir.

Ovalar: Pek çok bölgesi düz ovalardır. Kuzey ovalarının en alçak olanı, bir zamanlar yüzeyinde akan su ile oluşan, güneş sistemindeki en düz ve en yumuşak yerler arasındadır.

Krater: Kraterlerin sayısı, yüzeyin yaşına bağlı olarak, bazı yerlerde çarpıcı biçimde değişiyor. Güney yarım kürenin yüzeyinin çoğu aşırı derecede eskidir ve gezegenin en büyük, 2300 km genişliğindeki Hellas Planitia dahil birçok krateri vardır.

Mars’ın Boyut ve Kütlesi

Dünya Mars kıyaslaması
Dünya ve Mars kıyaslaması
  • Ekvatorunda yaklaşık 3.396 km, kutup bölgelerinde ise 3.376 km yarıçapı vardır. Ayrıca ortalama yarıçapı 3.390 ve Dünya yarıçapının 0,53 katıdır.

  • Dünya boyutunun yaklaşık yarısı kadar olsa da, 6.4185 x 10²³ kg ağırlığı ile Dünya’nın yalnızca  0.151 katıdır.

  • Ayrıca 144.798.500 km2‘lik yüzey alanına sahiptir ve Dünya’nın 0.284 katıdır.

  • Hacim olarak .6318×1011 km3’tür ve Dünyanın 0.151 katıdır.

Mars’ın İç yapısı

mars iç yapısı
mars iç yapısı

Diğer karasal gezegenlere benzer şekilde, gezegenin içi üç katmana ayrılır: bir kabuk, manto ve çekirdek.

Kabuk: Kesin ölçümler yapılamamasına rağmen, bilim adamları, Valles Marineris’in derinliğine dayalı olarak gezegenin kabuğunun kalınlığına ilişkin tahminlerde bulunabildiler. Güney yarım kürede yer alan bu kadar derin ve geniş bir vadi sistemi, buradaki kabuk Dünya’nınkinden daha kalın olmadıkça mevcut olamazdı. Tahminler kalınlığını kuzey yarım kürede 35 km, güney yarım kürede 80 km olduğunu ortaya koymaktadır.

Manto: Kabuğun alt kısmında yatan manto büyük ölçüde hareketsiz haldedir. Öncelikle silikon, oksijen, demir ve magnezyumdan oluşmuştur ve muhtemelen yumuşak kaya macun kıvamındadır. NASA verilerine göre, yaklaşık 1.240 ile 1.880 km arasında bir kalınlıktadır.

Çekirdek: Çekirdeğin yaklaşık 3.000 km çapında olduğuna ve öncelikle demirden oluştuğuna inanılıyor. Çekirdeğin sağlam olup olmadığını belirlemek için önemli miktarda araştırma yürütülüyor. Bazı bilim adamları, çekirdeğin sağlam olduğunun bir göstergesi olarak önemli bir manyetik alanın olmamasına işaret ediyor. Bununla birlikte, son on yılda, çekirdeğin en azından kısmen sıvı olduğunu belirtmek için çok fazla veri toplanmıştır. Gezegenin yüzeyindeki mıknatıslanmış kayaların keşfi ile, en azından gezegen tarihinin bir noktasında sıvı bir çekirdeğe sahip olduğu anlaşılıyor.

Ayrıca küçüklüğü ve kütlesi nedeniyle yüzeyindeki yerçekimi kuvveti, Dünya’dakinin sadece% 37,6’sı kadardır.

Mars Atmosferi

Mars atmosferi

Mars atmosferi %95.32 karbondioksit, %2.7 azot, %1.6 argon, %0.13 oksijen, %0.08 karbon monoksit ve eser miktarda su, azot oksit, neon, hidrojen-döteryum-oksijen, kripton ve ksenon’dan oluşmaktadır.

Ayrıca atmosferinin bileşimi, Venüs’e oldukça benzer. Her iki atmosferdeki ana bileşen karbondioksittir (Mars için% 95, Venüs için% 97), ancak atmosferdeki sera etkisi Venüs’ü 480 °C’nin üzerindeki sıcaklıklara neden olurken, Mars’taki sıcaklıklar hiçbir zaman 20 ° C’yi geçmez. Büyük fark, iki atmosferin yoğunluğunda yatmaktadır. Venüs’ün atmosferi aşırı kalın iken, Mars oldukça zayıftır.

Ek olarak, böyle ince bir atmosferde, ortaya çıkan atmosferik basınç, Dünyadaki deniz seviyesinde basıncın yalnızca %1’i kadardır. Bu, Dünya yüzeyinin 35 km yukarısındaki basınç ile eş değer bir basınçtır.

Gezegenin atmosferine ilişkin uzun zamandır devam eden araştırma alanlarından biri de sıvı suyun varlığına etkisi. Araştırmanın gösterdiği şey, kutup bölgelerinin donmuş suya sahip olmasına ve havanın su buharı içermesi, donma sıcaklıklarının ve zayıf atmosferin neden olduğu düşük basıncın bir sonucudur. Gezegenin üzerinde sıvı suyun bulunması mümkün değildir. Bununla birlikte, gezegene yapılan uzay görevleri tarafından elde edilen veriler, gezegenin yüzeyinin bir metre altında sıvı suyun bulunduğunu göstermektedir.

İnce atmosferine rağmen, Mars hava durumu modellerini yaşar. Bu havanın birincil şekli, rüzgarlar, toz fırtınaları, don ve sis içeren diğer belirtilerle birlikte oluşur. Bu havanın bir sonucu olarak, gezegenin yüzeyindeki belirli yerlerde bir miktar erozyon gerçekleştiği görülmüştür.

Gezegenin atmosferine dair son bir not olarak, önde gelen teoriler bir zamanlar gezegende büyük su okyanusları olduğunu iddia ediyor. Bununla birlikte, gezegenin atmosferi zaman içinde değişti. Bu değişimin popüler açıklamalarından biri, Mars’a büyük bir göktaşının çarpmış olmasıdır ve bu süreçte atmosferinin büyük bir kısmını uzaya salmıştır.

Mars’ın İklimi ve Sıcaklığı

İklim: Gezegenler içinde mevsimleri Dünya’nınkilere en çok benzeyen gezegen, kendi çevresinde dönme ekseninin yörüngeye eğikliğinin Dünya’nınkine benzer olması nedeniyle, Mars’tır. Bununla birlikte mevsimlerinin süreleri gezegenin Güneş’e daha uzak olması nedeniyle Dünya’nınkilerin iki mislidir.

Aynı zamanda Güneş Sistemi’ndeki en büyük “toz fırtınaları”na sahip olan gezegendir. Bu toz fırtınaları mahalli bir bölgedeki küçük fırtınalar biçiminde olabildiği gibi, tüm gezegeni kaplar büyüklükteki dev fırtınalar biçiminde de olabilmektedir.

Sıcaklık: Yüzey sıcaklıkları kutup kışı sırasındaki −140 °C ile yaz sırasındaki 20 °C arasında değişir. Sıcaklık farklarının büyük olması, ince atmosferinin Güneş ısısını yeterince depolayamaması, atmosfer basıncının düşük olması ve toprağın ısı kapasitesinin düşük olması gibi nedenlerdendir.

Mars Manyetik alanı

Gezegenin manyetik bir alanı yoktur. Teorilerden biri der ki, 4 milyar yıl önce güçlü bir manyetik alanı vardı, ama daha sonra çekirdeği dondu ve atmosferi koruyan manyetik alan yok oldu.

Mars Eksen eğimi

Mars’ın eksen eğikliği Dünya’nın eksen eğikliğine çok yakın olup, 25,19 derecedir. Dolayısıyla Mars’ta da Dünya’dakini andıran mevsimler meydana gelir. Fakat mevsimlerinin süreleri yörünge süresinin uzunluğundan dolayı, Dünya mevsimlerinin sürelerinin iki katıdır.

Mars Gezegeni’nin Yörüngesi

Mars ve Dünya Yörünge kıyalaması
Mars ve Dünya Yörünge kıyalaması

 Mars’ın kendi etrafındaki dönme süresi, yani bir Mars günü  Dünya gününden biraz daha uzun olup, tam olarak 24 saat, 39 dakika ve 35,244 saniyedir.

(Not: AB, Astronomik birimdir. Bir astronomik birim Güneş’in merkeziyle Dünya’nın merkezi arasındaki uzaklıktır.)

  • Güneş’ten uzaklığı ortalama 227.936.640 km km’dir. Dünya ile kıyaslandığında  1.524 AB katıdır.
  • Güneşe en yakın olduğu konumdaki uzaklığı(Bu duruma Perihelion yada Periapsis denir) ise 206.600.000 km’dir. Yani Dünya’nın 1.404 AB katıdır.
  • Güneşe en uzak olduğu konumdaki uzaklığı da(Bu duruma Afelion yada apoapsis denir) 249.200.000 km’dir. Yani Dünya’nın 1.638 AB katıdır.

Ayrıca Mars, Güneş çevresinde bir turunu ortalama 14.1 km/s’’lik yörünge hızıyla 687 günde tamamlamaktadır.

Mars gezegeni Dünya’ya olan uzaklığı ise Ortalama yaklaşık 225 milyon km’dir. Ancak yörünge özellikleri sebebiyle aralarındaki mesafe sürekli olarak değişmektedir.

Mars Gezegeni’nin Uyduları

Phobos ve Deimos
Phobos ve Deimos

 Mars’ın iki küçük uydusu vardır, Phobos ve Deimos. Bu uydular 1877’de gökbilimci Asaph Hall tarafından keşfedildi.

Phobos: Phobos’un çapı yaklaşık 22 km’dir. Mars’a en yakın olduğu konumdaki uzaklığı(Periapsis) 9.217,48 km ve en uzak olduğu konumdaki uzaklığı da(Apoapsis) 9.517,58 km olan bir yörüngede döner.

Deimos: Deimos’un çapı yaklaşık 12 km’dir. Mars’a en yakın olduğu konumdaki uzaklığı(Periapsis) 23.455,5 km ve en uzak olduğu konumdaki uzaklığı da(Apoapsis) 23.470,9km olan bir yörüngede döner.

Her iki uydu da ekvatora yakın dairesel yörüngeler izlerler. Phobos ‘un yörüngesi Mars’tan kaynaklanan gelgit etkileri nedeniyle giderek küçülmektedir. Bu yüzden bilim adamları tarafından Phobos’un yaklaşık 50 milyon yıl içinde Mars’a çarpacağı düşünülmektedir. Ayrıca bilim adamları bu iki uydunun bir zamanlar gezegenin yerçekimi tarafından yakalanan asteroitler olduğuna inanıyor.

Mars Gezegeni’nin Gözlem Tarihçesi

Dünya gök bilimcilerinin hem çıplak gözle hem de aletlerle “Kızıl Gezegeni” gözlemleme konusunda uzun bir geçmişi vardır. Mars’ın gece gökyüzünde dolaşan bir nesne olarak kaydedildiği ilk kayıtlar, Eski Mısırlı gök bilimciler tarafından tutuldu. Özünde, gezegenin parlak bir yıldız gibi görünmesine rağmen, diğer yıldızlardan farklı hareket ettiğini ifade ettiler.

Babil İmparatorluğu (M.Ö. 626 – M.Ö. 539) döneminde, gök bilimciler gezegenlerin konumlarını, davranışlarını düzenli olarak kayıt altına alıyorlardı. 

Klasik antik çağda, Yunanlılar Mars’ın Güneş Sistemi’ndeki konumunu anlamalarına yardımcı olan gezegen davranışları hakkında gözlemler yapıyorlardı. MÖ 4. yüzyılda Aristoteles, Mars’ın Ay’ın ötesinde olduğunu tespit etti.

Mars’ın Çinli gök bilimciler tarafından MÖ 4. yüzyılda beri bilindiğini belirten kayıtlar bulunmuştur. Beşinci yüzyılda, Hint astronomik metni Surya Siddhanta, gezegenin çapını tahmin etti. Doğu Asya kültürlerinde, Mars, geleneksel olarak Beş elemente dayanan “ateş yıldızı” olarak anılır.

Teleskobun icadı ayrıca gök bilimcilerin Mars’ın günlük paralaksını ölçmelerine ve mesafelerini belirlemelerine izin verdi.

  • Bu, ilk olarak 1672’de Giovanni Domenico Cassini tarafından yapıldı ancak ölçümleri, cihazlarının kalitesizliği nedeniyle gecikti.

  • yüzyılda Tycho Brahe ayrıca günlük paralaks yöntemini kullandı ve gözlemleri daha sonra Johannes Kepler tarafından ölçüldü. 

  • Bu süre zarfında, Hollandalı gök bilimci Christiaan Huygens, aynı zamanda, arazi özelliklerini içeren ilk Mars haritasını çizdi.

  • yüzyıla gelindiğinde, teleskopların çözünürlüğü Mars’taki yüzey özelliklerinin anlaşılabileceği kadar gelişti. Bu, İtalyan gök bilimci Giovanni Schiaparelli’yi 5 Eylül 1877’de Mars’ın ilk detaylı haritasını çizmeye teşvik etti.

  • 1894 yılında, Percival Lowell, zamanın en büyük teleskoplarından ikisini içeren bir gözlemevi kurdu. Lowell, Mars ve gezegen üzerindeki yaşam üzerine birkaç kitap yayınladı.

 

Mars Gezegeni ile İlgili Araştırmalar ve Görevler

Mars InSight Aracı
Mars InSight Aracı

Mars’a günümüze dek, gezegenin yüzeyini, iklimini ve jeolojisini incelemek üzere, ABD, Avrupa ülkeleri, Japonya ve SSCB tarafından düzinelerce uzay gemisi, uydu, iniş aracı(Lander) ve sonda gibi çeşitli uzay araçları gönderilmiştir. Fakat bu uzay gemisi gönderme denemelerinin yaklaşık üçte ikisi bilinen veya bilinmeyen nedenlerle başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Mars’ı keşfetmeye yönelik çabalar, 1960’larda başladı. 1960 ve 1969 arasında Sovyetler Mars’a dokuz insansız uzay aracı fırlattı, ancak hepsi başarısızlıkla sonuçlandı ve hiçbiri gezegene ulaşamadı.

Mariner 3-4

1964 yılında NASA, Mariner 3 ve Mariner 4 isimli iki insansız uzay aracı gönderdi. Mariner 3 başarısız oldu. Ancak Mariner 4 başarıyla sonuçlandı ve 7 aylık bir yolculuktan sonra Mars’a ulaştı. Mariner 4, gezegenin yakın çekim fotoğraflarını çekti ve yüzey, atmosferik basıncı hakkında veriler elde etti. Ayırca bu gezegende manyetik alan olmadığını saptadı.

Cosmos 419, Mars-2, Mars-3

Bir sonraki SSCB Mars programı üç uzay aracı içeriyordu.Bunlar Cosmos 419, Mars 2 ve Mars 3. İlki fırlatma aşamasında sırasında başarısız oldu. Mars 2 ve Mars 3, Ay dışında başka bir gökcismine ilk iniş yapan uzay araçları olacaktı. Fırlatıldıktan yaklaşık yedi ay sonra gezegene ulaştılar. 27 Kasım 1971’de, Mars 2’nin iniş aracı bilgisayar arızası nedeniyle bozuldu ve yüzeye çakıldı ve gezegenin yüzeyine ulaşan ilk insan yapımı nesne oldu. 2 Aralık 1971’de Mars 3 gezegenin yüzeyine yumuşak bir iniş gerçekleştirdi ve yüzeye çalışır konumda ulaşan ilk uzay aracı oldu. Ancak 14.5 saniye sonra uzay aracıyla bağlantı kesildi.

Mariner 8 ve 9

Bu arada, NASA, Mariner programına devam etti ve 1971’de Mariner 8 ve Mariner 9’u başlattı. Mariner 8 teknik bir arıza sonucu Atlantik Okyanusu’na düştü. Ancak Mariner 9 misyonu gerçekleştirdi ve gezegene ulaştı. Mars yörüngesine girdi ve Mars yörüngesine yerleşen ilk uzay aracı oldu.

Mars 4-5-6-7

1973 yılında, SSCB gezegene dört sonda daha gönderdi. Mars 4-5-6 ve 7. Mars 7 dışındaki her sonda gezegenden verileri başarılı bir şekilde Dünya’ya gönderdi. İçlerinde en başarılısı Mars 5 oldu ve 60 fotoğraf göndermeyi başardı.

Viking 1-2

Sonraki yıllarda NASA Viking Projesi’ni başlattı ve 1975’te her biri birer “iniş aracı” taşıyan iki “uydu aracı” fırlatıldı. Her iki araç 1976’da başarıyla iniş yaptılar. Gezegende Viking-1 altı yıl, Viking-2 ise üç yıl kaldı. Bunlar gezegenin ilk renkli fotoğraflarını gönderdiler. Gezegenin yüzeyinin haritasının çıkarılması amacıyla gönderdikleri fotoğraflara günümüzde bile zaman zaman başvurulmaktadır.

Phobos 1-2

Sovyetler 1988’de gezegeni ve doğal uydularını incelemek üzere Phobos-1 ve Phobos-2 adlı iki sonda gönderdiler. Phobos-1’le irtibat yoldayken kesilmiş olmasına karşın, Phobos-2 fotoğraflar göndermede başarılı oldu. Fakat Phobos-2 de tam Phobos adlı doğal uydunun yüzeyine iki iniş aracı göndermek üzereyken başarısızlığa uğradı.

Mars Observer, Mars Global Surveyor

Mars Observer uydusunun 1992’deki başarısızlığından sonra NASA tarafından 1996’da Mars Global Surveyor fırlatıldı. Görevinde tümüyle başarılı oldu. Harita çıkarma görevini 2001’de tamamladı. Kasım 2006’da üçüncü uzatılmış görevi sırasında sonda aracıyla irtibat kesildi, uzayda 10 yıl çalışır halde kalmayı başardı.

Mars Pathfinder

NASA Surveyor’ın fırlatılmasından bir ay sonra da Mars Pathfinder’ı fırlattı. Bu, robotik bir keşif aracı olan Sojourner’ı taşıyordu. 1997 yazında Ares Vallis bölgesine iniş yaptı. Bu proje de başarıyla sonuçlandı.

Phoenix

4 Ağustos 2007’de fırlatılan iniş yeteneğine sahip Phoenix uzay gemisi, 25 Mayıs 2007’de gezegenin kuzey kutbu bölgesine iniş yaptı. 2,5 m’ye uzanan robot koluyla toprağı bir metre kazabilecek kapasitede olup, mikroskobik bir kamerayla donatılmıştı. 15 Haziran 2008’de indiği yerde su buzlarını keşfetti. Görevini 10 Kasım 2008’de tamamladı.

Mars Odyssey

2001’de NASA Eylül 2010’a kadar görevini sürdürmesi planlanan ve halen görevini başarıyla yerine getiren Mars Odyssey uydu aracını fırlattı. Araç incelemesi sırasında ilginç miktarlarda hidrojen tespit etti.

Mars Express Orbiter ve Beagle-2

2003’te Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Mars Express Projesi kapsamında Mars Express Orbiter adlı uydu aracı ile Beagle-2 adlı iniş aracını fırlattı. Beagle-2 iniş sırasında başarısızlığa uğradı fakat iletişim kesilmeden önce, gezegenin güney kutbunda su buzu ve karbondioksit buzunun varlığını doğruladı.

Spirit, Opportunity Mars Reconnaissance Orbiter

ESA’nın Beagle-2’yi fırlattığı yıl NASA Spirit ve Opportunity adlarında iki keşif sondasını fırlattı. Her ikisi de görevini başarıyla yerine getirdi. Bu çalışmalarla Mars’ta en azından geçmişte sıvı suyun bulunduğu kesinlik kazanmıştır.

NASA 12 Ağustos 2005’te Mars Reconnaissance Orbiter sonda aracını fırlattı, 10 Mart 2006’da yörüngeye oturan araç iki yıl boyunca bilimsel incelemelerde bulundu. Araç aynı zamanda gelecekteki projeler için en uygun iniş platformlarını bulmak üzere Mars toprağı ve iklimini incelemekle görevlidir.

Dawn

ESA Haziran 2006’da Mars’ta “kutup ışıkları” olayını saptadıklarını açıkladı. Vesta ve Ceres’i incelemek üzere gönderilen Dawn uzay gemisinin Şubat 2009’da gezegene ulaştı.

Curiosity ve MAVEN

Mars Bilim Laboratuvarı “Curiosity”i Kasım 2011’de fırlatıldı. Sonda 2012 Ağustos’unda  Gale kraterine yumuşak iniş yaptı.

NASA’nın Mars Atmosphere and Volatile EvolutioN Mission(MAVEN) uydusu 18 Kasım 2013’te fırlatıldı ve 22 Eylül 2014’te gezegene ulaştı. Görevin amacı, Mars atmosferini incelemek ve Yüzeye iniş yapan robotik geziciler için bir haberleşme uydusu olarak hizmet etmekti.

MOM

Hindistan Uzay Araştırmaları Örgütü (ISRO) 5 Kasım 2013’te Mars Orbiter Mission görevini başlattı. Görevi gezegenin atmosferini incelemek olan MOM, Hindistan Uzay Araştırmaları Örgütü’nü Mars’a araç gönderen dördüncü uzay ajansı haline getirdi.

Son gelişmeler

NASA ve Lockheed Martin şirketi önce Ay’a (2020’de), ardından Mars’a insan taşıması planlanan Orion adı verilen uzay gemisi için çalışmalara başladılar. 28 Eylül 2007’de NASA başkanı Michael D. Griffin NASA tarafından gezegene yollanacak ilk insanın 2037’de Mars’ta olacağını açıkladı.

Nasa, Marsa insan göndermek için ADEPT adında 1704 derece ısıya dayanıklı materyal geliştiriyor. Bu materyalin Mars atmosferine giriş için ve gezegende kurulacak seranın yapımında kullanılacağı açıklandı.

Mars One adlı proje ile de insan bulunduran araçlarla koloni kurulması ön görülüyor.

SpaceX’in kurucusu Elon Musk, bir milyon kişilik bir Mars şehri inşa etmek istediklerini belirtti ve projeyi ana hatlarıyla açıkladı. Çin ve Rusya da dahil olmak üzere diğer milletler de Mars’a gitmek istediklerini belirttiler.

InSight, Mars’ın derinliklerini incelemek üzere tasarlanmış bir uzay aracıdır. Görev, 5 Mayıs 2018 tarihinde başlatılmıştır. 26 Kasım 2018 tarihinde Elysium Planitia bölgesine başarılı bir şekilde iniş yapmıştır. İniş yaptığı bölgeye sismograf ve ısı sondası yerleştirmesi planlanmaktadır. Ayrıca, gezegenin iç yapısı ve rotasyonuyla ilgili çalışmaların tamamlanması için bir dizi deney gerçekleştirecektir.

 

Kitap önerileri

 

 

Kaynaklar: Kaynak-1  Kaynak-2  Kaynak-3  Kaynak-4  Kaynak-5

 

İlginizi çekebilir:

Merkür Gezegeni 

Venüs Gezegeni

Dünya Gezegeni

Jüpiter Gezegeni

Satürn Gezegeni

Uranüs Gezegeni

Neptün Gezegeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × 4 =