Merkür Gezegeni

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

Güneş sistemimizdeki dokuz gezegenden biri olan Merkür, güneşe en yakın gezegen olmasıyla bilinir. Plüton’a üvey evlat gözüyle bakılıp gezegen olup olmadığı ile ilgili tartışmalar sürerken, şu aşamada kesin konuşmak biraz zor fakat Güneş Sistemimizdeki en küçük gezegendir diyebiliriz. NASA’nın MESSENGER uzay aracı 2008’de Merkür’ü araştırmaya başlayıncaya kadar aslında gezegen hakkında çok az şey biliniyor, gizemini sürdürmeye devam ediyordu. Fakat uzay aracının Merkür’ü incelemesiyle beraber bu gizem büyük miktarda ortadan kalktı ve gezegen hakkında çok daha fazla şey öğrendik. Yazımızda Merkür gezegeni hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Merkür Gezegeni Özellikleri

Merkür’ün Fiziksel özellikler

Merkür boyut olarak Ay’dan biraz büyük olan çok küçük bir gezegendir. Merkür kalın bir kayaç ve toz tabakası ile kaplıdır ve  rengi koyu gri görünür.  Çok küçük olmasının yanı sıra her geçen yıl küçülmeye devam ettiği de araştırmalarda görülmektedir. Yapılan araştırmalar ile birlikte çekirdeğinin sıvı olduğu biliniyor. Zaman geçtikçe sıvı olan bu çekirdek soğuyor ve katılaşıyor. Dolayısıyla gezegenin hacmi azalıyor ve giderek küçülmesine sebep oluyor.

Atmosferi neredeyse olmadığı için dışarıdan gelecek olan etkileri karşı koyamaz.(asteroitler vs.) Bu yüzden gezegende çok fazla krater bulunmaktadır. Yaklaşık 4 milyar yıl önce bir astroit Merkür’e çarparak yaklaşık 1300 km çapında büyük bir krater oluşturmuştur. Bu krater “Caloris Havzası” olarak bilinmektedir ve aşağı yukarı Türkiye büyüklüğündedir.

NASA’nın MESSENGER uzay aracı Merkür’ün kuzey kutbundaki kraterlerde su buzu keşfetmiştir. Kraterlerin çokluğundan dolayı bu bölgeler güneş ışığını iyi alamadıkları için bu bölgeler gölgelenir. Güney kutbunda da buzlu cepheler içerdiği düşünülmüştür fakat bilim adamları bölgeyi çok araştırma imkanı sağlayamadılar. Kuyruklu yıldız ve meteorların o bölgeye de buz bulaştırmış olabileceği yada su buharı gezegenin içinden çıkmış ve kutuplarda donmuş olabileceği düşünülmektedir.

Ayrıca geçmişte, Merkür’ün yüzeyi sürekli olarak volkanik faaliyetlerle yeniden şekillenmiştir. Yapılan çalışmalar Merkür’ün yanardağ patlamalarının muhtemelen yaklaşık 3.5 milyar yıl önce sona erdiğini öne sürmektedir.

Merkür’ün Boyutları ve Kütlesi

Merkür Dünya kıyaslaması
Merkür Dünya kıyaslaması

 

  • Merkür’ün ortalama yarıçapı 2440 km’dir ve Dünya yarıçapının 0.38 katıdır.

  • 3022×1023 kg ağırlığında olan gezegen, bu özelliği ile Dünya’nın yaklaşık 0.055 katıdır.

  • Ayrıca 7.5×107 km2‘lik yüzey alanına sahiptir ve Dünya yüzey alanının 0.147 katıdır.

  • Merkür’ün hacmi 6.083×1010 km3’tür ve yaklaşık olarak Dünya hacminin 0.056 katıdır.

 Merkür’ün  İç Yapısı

Merkür İç Yapısı (Kaynak: phys.org)
Merkür İç Yapısı (Kaynak: phys.org)

Merkür’ün iç yapısı üç ayrı katmandan oluşur: bir kabuk, manto ve çekirdek.

  • Kabuk: Gezegenin kabuğunun kalınlığı 100 ile 300 kilometre arasında olduğu tahmin edilmektedir. Merkür’ün yüzeyi kabuğun bir parçasıdır, bu nedenle kraterlerin varlığı kabuğun katı ve kırılgan olduğunu gösterir.

  • Manto: Yaklaşık 600 kilometrelik bir kalınlığa sahip olan Merkür’ün mantosu göreceli olarak incedir. Çalışmalar gösteriyor ki, mantosu her zaman bu kadar ince değildi. Merkür çok daha kalın bir mantoya sahipti. Ancak bilim adamlarının teorisi Güneş Sistemi’nin oluşumu sırasında gezegenin büyük bir cisimle çarpıştığı ve gezegenin çoğunu uzaya fırlattığıdır.

  • Çekirdek: Merkür’ün çekirdeği birçok araştırmanın odak noktası olmuştur. Tahmini 3600 kilometrelik çapa sahip olan çekirdek, gezegene en ilginç özellikleri sunuyor. Bu özelliklerden en belirgin olanı, Merkür boyutuna göre aşırı yoğunluğudur. Yarı çapı 2440 kilometre olan Merkür, sırasıyla 5270 km ve 5152 km çapa sahip olan Ganymede ve Titan uydularından daha küçüktür . Merkür’ün çekirdeği ile ilgili olarak çok büyük bir bilinmezlik mevcuttu. Merak edilen Merkür’ün çekirdeğinin katı mı yoksa sıvı mı olduğuydu. Kısa süre önce bu gizem çözüldü ve çekirdeğin sıvı olduğu anlaşıldı. Bu yollanan radyo dalgalarının gezegenden sıçrayışını ölçerek keşfedildi.

 Merkür’ün Atmosfer ve Sıcaklık bilgileri

Kırmızı, gölgeli bölgeleri gösterirken, sarı ise buzun varlığını gösterir.
Kırmızı, gölgeli bölgeleri gösterirken, sarı ise buzun varlığını gösterir. (Kaynak: NASA)

Merkür atmosferi korumak için çok küçük aynı zamanda çok sıcaktır. NASA’ya göre ise Merkür’ün atmosferi bir boşluktan ibarettir.

Atmosferin bu denli az olmasının arkasında iki neden vardır. Birincisi, Dünya’nın yalnızca %38’i kadar yer çekimi olan Merkür, atmosferin çoğunu tutamamaktadır. İkinci neden ise Merkür’ün Güneş’e olan yakınlığıdır. Güneş rüzgarları tarafından sürekli bombardımana tutulmaktadır. Bu da atmosferin tuttuğu çoğu şeyi kaybetmesine sebep olmaktadır.  

Merkür Atmosferi %42 oksijen, %29 sodyum, %22 hidrojen, %6 helyum, %0,5 potasyum ve çok az miktarda argon, karbondioksit, su, azot, ksenon, kripton ve neon içerir.

Merkür Sıcaklığı

Bu kadar az atmosferin olmasından dolayı gezegenin yüzeyi aşırı sıcaktır. En düşük sıcaklık yaklaşık -180 °C ve en yüksek sıcaklık da yaklaşık 430 °C’dir. Merkür, herhangi bir gezegende bulunan en geniş yüzey sıcaklıkları aralığına sahiptir. Merkür’ün ortalama sıcaklığı ise 167 °C’dir.

Merkür’ün Manyetik alanı

Merkür küçük bir boyuta sahip olmasına rağmen önemli sayılabilecek bir manyetik alanı bulunmaktadır. Dünya manyetik alanının %1’i kadar güçlü bir manyetik alanı vardır. Bu da Merkür çevresinde bir manyetosfer oluşturmaya yetecek kadar yeterlidir.

Küçük bir gezegen olan Merkür’ün çekirdek sıcaklığının bir manyetik alan oluşturmak için gerekli olan sıvı demir kütlesini barındırmaya izin vermeyecek kadar düşük olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, bugün gözlenen manyetik alanın gezegen içindeki aktif bir manyetik dinamo tarafından sağlanmak yerine, çok önceleri mıknatıslanmış olan katı haldeki çekirdeği sayesinde oluştuğu ve bu manyetik alanı sürdürdüğü görüşü ortaya atılmıştır.

 

Merkür Gezegeni’nin Yörüngesi

Merkür Yörüngesi
Merkür Yörüngesi

Merkür Güneş’e en yakın gezen olduğu için, Güneş etrafındaki bir turunu tamamlaması doğal olarak diğer gezegenlere göre daha kısadır ve Güneş etrafında en kısa sürede dönen gezegendir. Ortalama 47,362 km/s ortalama yörünge hızıyla Merkür’ün Güneş etrafındaki dönüş süresi yalnızca 87,969 Dünya günü uzunluğundadır. Kendi etrafındaki ortalama dönüş hızı 10,892 km/sa olan Merkür, bir dönüşünü tamamlaması 58,646 gün sürer.

(Not: AB, Astronomik birimdir. Bir astronomik birim Güneş’in merkeziyle Dünya’nın merkezi arasındaki uzaklıktır.)

  • Merkür gezegeni Güneş’ten uzaklığı ortalama 57.909.175 km’dir. Dünya ile kıyaslandığında  0,38 AB katıdır.

  • Güneşe en yakın olduğu konumdaki uzaklığı(Bu duruma Perihelion, Periapsis yada Günberi denir) ise 46.000.000 km’dir. Yani Dünya’nın 0,313 AB katıdır.

  • Güneşe en uzak olduğu konumdaki uzaklığı da(Bu duruma Afelion, Apoapsis yada Gönöte denir) 69.820.000 km’dir. Yani Dünya’nın 0.459 AB katıdır.

Yörüngesi diğer gezegenlere göre daha eliptiktir ve bu iki uç arasındaki farkın en yüksek olduğu yörünge, Merkür’ün yörüngesidir. Bu farklılık, Merkür’ün yüzeyinde neden Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerden daha geniş bir sıcaklık aralığı yaşadığını açıklayabilir. Basitçe söylemek gerekirse, Merkür’ün güneşe uzak olduğu dönemlerde yüzey soğuktur, yakın olduğunda sıcak. Güneş’e olan uzak ve yakın konumların çok farklı olması sıcaklık farklılığının da çok olması anlamına gelir. Diğer gezegenlerde uzak ve yakın konum arasında bu kadar fazla fark olmadığı için sıcaklık aralıkları daha stabildir.

Merkür ayrıca Güneş Sistemindeki gezegenler içinde en düşük eksenel eğime sahiptir. En iyi ölçülen değerle 0.027 dereceye kadar düşebildiği görülmektedir. En düşük ikinci eksenel eğime sahip olan gezegen Jüpiter’dir. Jüpiter’deki bu değer 3.1 derecedir. Görüldüğü gibi Merkür’ün eksenel eğimi, Jüpiter‘e göre oldukça düşük kalmaktadır.

 

Merkür Gezegeni’nin Uyduları

Merkür uydu sayısı nedir diye soracak olursanız cevabımız sıfır. Merkür gezegeninin bilinen herhangi bir uydusu bulunmamaktadır.

 

Merkür Gezegeni’nin Gözlem Tarihi

Çıplak gözle görülebilen gezegenlerden biri olan Merkür, çok uzun zamandır bilinen bir gezegendi. Ancak teleskobun keşfine kadar Merkür çalışmaları yalnızca çıplak gözle yapılabiliyordu ve hakkında bilinenler çok azdı. Mayalılar ve eski Yunanlılar gibi ilk kültürler çok iyi birer gök bilimciydiler ve Merkür’ün hareketlerini ve pozisyonu çok iyi bir doğrulukla hesapladılar.

Fakat Merkür’ün gerçek keşfi teleskobun icadıyla beraber oldu. Galileo’nun teleskobu, Merkür’ün Ay ve Venüs gibi evrelere sahip olduğunu görecek kadar güçlü değildi. 1631’de Pierre Gassendi, Merkür’ün Güneş’in önünden geçişini ilk gözlemleyen kişi oldu ve Giovanni Zupi tarafından yapılan diğer gözlemler, evrelerini açıkladı. Bu gözlemler astronomların şunu anlamasını sağladı, Merkür Dünya’nın değil, Güneş’in yörüngesindedir.

Merkür’ün son derece küçük ve Güneş’e çok yakın, Dünya’ya uzak bir gezegen olmasından dolayı gözlemler ile Merkür’ün yüzeyi hakkında herhangi bir veri elde edemediler. 1960’lı yıllarda Sovyet bilim insanlarının radyo sinyalleri sayesinde Merkür hakkında bilgi edinmeye başladılar. Bu radyo sinyalleri Merkür’ün kendi etrafında bir tur dönmesinin(Merkür günü) 59 Dünya günü olduğunu keşfetmelerini sağladı.

Bu keşiflerin çok daha ilerisinde bilgiler elde edilmeye tabi ki Mariner10 uzay aracının Merkür’den geçmesiyle başladı. Mariner10 Merkür yüzeyinin sadece %45’ini haritalandırabildi.

Mariner10 ve diğer Merkür gezegeni görevlerini aşağıdaki konu başlığında okuyabilirsiniz.

 

Merkür Gezegeni ile İlgili Araştırmalar ve Görevler

Mariner 10
Mariner 10

 İnsanlık tarihi için Merkür çok büyük bir gizemdi. Güneşe en yakın konumda olan ve en yakın yörüngede dönen bu gezegeni eski gök bilimciler yalnızca Güneş’in batışından hemen sonra yada doğuşundan önce açık bir gökyüzünde görebiliyorlardı.

Diğer birçok gezegene gönderilen uzay araçları gibi Merkür’e de gönderilen uzay araçları ve bu araçların topladığı veriler doğrultusunda gezegen hakkında daha fazla bilgiye sahibiz. Merkür’e gönderilen uzay araçları ve görevler şu şekilde.

Mariner10

Mariner 10, 3 Aralık 1973 tarihinde havalanan, 473.9 kg ağırlığa sahip, Mariner serisindeki 7. başarılı fırlatmayla görevine başlayan, Merkür ve Venüs’ü araştırmak üzere gönderilen uzay sondasıdır.

Mariner 10, Merkür’ü ziyaret eden ilk uzay aracıdır. Mariner 10, Venüs ve Merkür’den ilk kez yakın plan fotoğraflar çekmeyi başarmıştır. Mariner 10’un en önemli görevi, Merkür’ün çevre yapısı, atmosferi ve yüzeyi hakkında bilgiler toplamaktı.

MESSENGER

MESSENGER, NASA’nın Merkür’e yaptığı ikinci görevdir. MESSENGER’ın açılımı “MErcury Surface, Space ENvironment, GEochemistry, and Ranging” dir. Görev gezegeni incelemek için 3 Ağustos 2004’te başlatılmıştır. Resmi olarak verileri toplamaya 4 Nisan 2011’de başlamıştır. İlk görevi 17 Mart 2012’de tamamlanmıştır ve yaklaşık 100.000 resim toplanmıştır. 6 Mart 2013 tarihinde ise Merkür’ü %100’ünü haritalamayı başarmıştır.

Yörüngesinde olduğu süre boyunca  manyetik alanı hakkında birçok veri toplamış ve bu konuya açıklık getirilmesini sağlamıştır. Ayrıca gezegenin kuzey kutbundaki su buzu gibi birçok bilinmeyen keşfe de imza atmıştır.

Bepi Columbo

Bepi Columbo, Avrupa Uzay Ajansı(ESA) ve Japon Havacılık Araştırma Ajansı(JAXA) tarafından geliştirilen ortak bir çalışmadır. Çalışmanın amacı, Merkür manyetik alanının, manyetosferinin ve hem iç hem de yüzey yapısı hakkında kapsamlı bir çalışma yapmaktır.

20 Ekim 2018’de, Türkiye saati ile 04.45’te roketler gönderilmiştir. Merkür’e tahmini varış süresi ise Aralık 2025’tir.

Merkür Gezegeni ile İlgili Diğer Gerçekler

Merkür,

  • Merkür’deki kilonuz, Dünyadaki kilonuzun% 38’i kadardır.

  • Her ne kadar Güneş’e en yakın gezegen olsa da en sıcak gezegen değildir. En sıcak ikinci gezegendir. Güneş’ten daha uzak olmasına rağmen, Venüs Merkür’den daha sıcak, en sıcak gezegendir.

  • Güneş Sistemindeki en fazla krater olan gezegendir. Bunlara asteroitler ve kuyruklu yıldızlarla çok sayıda çarpışma sonucu meydana gelmiştir.

  • Kimin keşfettiği kesin olarak bilinmemektedir. Merkür ile ilgili ilk bilgiler M.Ö. 3000 yıllarında Sümerler tarafından bahsedilmektedir.

  • Eksantrik yörüngesi, Einstein’ın görelilik teorisini kanıtlamaya yardımcı olmuştur.

  • Güneş etrafında o kadar hızlı dönüyor ki, ilk uygarlıklar bir sabah, bir akşam görünen bu gezegeni, iki farklı yıldız zannediyorlardı.

  • Çıplak gözle görülebilen 5 gezegenden biridir. Diğerleri; Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn

  • Düşük yer çekimi ve atmosfer eksikliği sayesinde, herhangi bir uydusu yada halkaları yoktur.

  • Herhangi bir mevsim yaşanmaz.

  • Mariner10 tarafından yapılan keşiften önce, bilim adamları yalnızca erimiş göbeği ve Merkür’ün aksine dönüş hızı yüksek olan gezegenlerin manyetik alanlara sahip olabileceğine inanıyorlardı.

 

 

Kaynaklar: Kaynak-1  Kaynak-2  Kaynak-3  Kaynak-4

 

İlginizi çekebilir:

Venüs Gezegeni

Dünya Gezegeni

Mars Gezegeni

Jüpiter Gezegeni

Satürn Gezegeni

Uranüs Gezegeni

Neptün Gezegeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seven − 3 =