Astronomi ile ilgilenen Türk ve Müslüman bilim adamları

Bu yazımızda İslam ve Türk tarihinde astronomi bilimine hizmetleri geçen bilim adamlarını tanıyacağız.

Astronomi ile ilgilenen Müslüman bilim adamları

Harizmi (780-850)

Matematik, astronomi, coğrafya ve algoritma alanlarında çalışmıştır. İlk cebir kitabını yazan bilim adamıdır. Yaptığı çalışmalar sonucunda Ziyc-i Harizmi adında bir yıldız kataloğu hazırlamıştır. Aynı zamanda Güneş, Ay ve yıldızların yüksekliklerini ve bunlara dayanarak zamanı ölçmede kullanılan Kitab al-Amal bi’l Usturlab ve Kitab’ul Ruhname adında iki eser kaleme almıştır.

Ebü Ma’şer (785-886)

Ebu Ma’şer el-Belhi 8. ve 9. Yüzyılları arasında yaşamış Farslı astronomdur. Batı dünyasında Albumasar diye bilinir. 785’e doğru Horasan’ın Belh şehrinde doğmuştur. Kaynaklarda Horasan Türklerinden olduğu söylenmektedir. Med ve cezir (gel-git) olayını keşfeden bilgindir. Aynı zamanda enlem derecelerini hesaplama konusunda çalışmalar da yapmıştır.

Maşallah (?-815)

Farslı astrolog, astronom ve matematikçidir. “Mashallah’s treatise De mercibus” en ünlü eseridir. Astronomi ile ilgili birçok eseri tercüme edilmiştir ve halen de tercümesi sürmektedir. Ayın üzerindeki kraterlerden birine ismi verilmiştir.

İbn-i Firnas (?-888)

Tarihî kaynaklar Endülüslü Müslümanlardan olan Firnas’ın da uzun çalışmalar sonunda yeni bir keşifte bulunup bir cihaz yaptığını, üzerine kumaş geçirip kanat yerine büyük kuş kanatları taktığını ve bu âleti çalıştırarak havalanıp uçtuğunu kaydeder. Üstelik havada uzun süre kuşlar gibi süzüldüğünü, daha sonra da yavaşça yere indiğini söyler. İbn-i Firnas’ın bu başarısı Batı’da uçak yapıp uçmayı başaran Wright Kardeşler’den 1023 yıl öncesine rastlamaktadır. Güneş ve gezegenleri hareket halinde gösteren bir Plenatarium da yapmıştır. Bilgin, bu cihazla yıldızlarla birlikte bulutları ve şimşekleri de incelemekteydi.

Ebü’l Vefa (940-998)

İranlı matematikçi ve astronomdur. Bilim sahasında, matematik bilimini tahsil etmiş ve özellikle trigonometri üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bu alanlarda çok fazla bir süre muhafaza edilemeyen kitaplar yazmıştır.  Batlamyus’un ve Diophantos’un eserlerini inceleyip açıklamış, astronomi sahasında ise Ay’ın hareketleri üzerine çalışmalar yapmıştır.

İbn-i Heysem (965-1051)

Arap fizikçi, matematikçi ve filozoftur. Fiziksel optik, meteorolojik optik, katoptrik, diyoptrik, yakıcı aynalar, gözün fizyolojisi ve algısal psikoloji alanlarında araştırmalar yapmış olan İbn-i Heysem’i, Latin skolastikleri “Alhazen” diye adlandırırlar. Kendisine ayrıca “İkinci Batlamyus” lakabı da verilmiştir. Güneş ya da ateş ışığını bir delikten karanlık bir odaya göndererek ışığın yayılan yönü boyunca ip germiş ve ışığın yayıldığını göstermiştir. Bu tecrübeyi ilginç kılan, 17.yüzyılda Kepler tarafından tekrarlanmış olmasıdır.

Beyruni (973-1051)

Fars bilgin ve hezârfendir. Tam adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Birûnî’dir. Batı dillerinde adı Alberuni veya Aliboron olarak geçmektedir. Gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır. Eserlerinin sayısı yüz seksen civarındadır. Yetmiş adet astronomi ve yirmi adet de matematik kitabı bulunmaktadır. Kanun adlı eserinde Aristo ve Batlamyus’un görüşlerini tartışma konusu yaparak Dünya’nın kendi ekseninde dönüyor olma olasılığı üzerinde durması bilim tarihi açısından önemlidir. İki nokta arasındaki boylam farkını enleme ve aradaki toplam uzaklığa dayanan bir formülle hesaplama yoluna gitmiş, ölçme ve gözlemlerinde hata payını en aza indirgemek için uğraşmıştır.

Macriti (?-1007)

Endülüslü astronomi ve matematikçidir. Harizmi’nin Ziyc’i üzerine düzeltmeler yapmış ve Batlamyus’un El Mecisti’si üzerinde çalışmıştır. “Endülüs’ün Öklidi” diye anılır.

İbn-i Yunus (?-1009)

İbn-i Yunus Mısırlı astronomi ve matematik bilginidir. Avrupa’da ise “Aben Jenis” adıyla tanınmaktadır. İbn-i Yunus 978 yılında Kahire’de yaptığı astronomi gözlemler neticesinde ay ve güneş tutulmalarını en ince hesaplarla tespit etmesiyle şöhreti yayılmıştır. Çünkü o zamana kadar bu şekilde hassas ve dakik hesaplama henüz yapılmamıştı.

Zerkali (1029-1087)

Astronomi aletlerini ıslah etmekle, devrinde büyük isim yaptı. Zerkali, Toledo adıyla bilinen astronomi cetvellerini düzenlemiştir. Dünyanın Güneş’e olan uzaklığını hesaplamıştır. Toledo Gözlemevini kurup 400’den fazla gözlem yapmıştır.

Cabir Bin Eflah (1100-1150)

Çubuklu Güneş Saatini yapan bilgindir. Ortaçağın büyük astronom ve matematikçilerindendir. Geber Filius Afflae” adıyla şöhret bulan İslam bilgini, Endülüs Emevi Devleti’nin Sevilla şehrinde doğmuştur. Cabir bin Eflah’ı üne kavuşturan eseri, Batlamyus’un eseri olan El-Mescit’teki yanlışları düzeltmesi için yazdığı Kitabül-Hey’e fi ıstıhi’l Mecisti eseridir.

Nasırüddin Tüsi (1201-1274)

Farslı bilim insanı ve İslam filozofudur. Ünlü Marâgâ Rasathanesi’ni kurmuştur. Rasathanenin yanında büyük bir kütüphane kurulması da gerçekleştirilmiştir. Burada dört yüz bin kitabın toplandığı sanılmaktadır. Astronomi cetvellerini hazırlamış ve Batlamyus teorisinin tenkitlerini yapmıştır. Tüsi bu tenkitleriyle Kopernik ve Kopernikçi düşünceye de öncülük yapmıştır.

Kazvini (1203-1283)

13. yüzyılda yaşamış Fars asıllı matematik, fizik, astronomi, coğrafya ve jeoloji bilginidir. Tarih, astronomi ve jeoloji de söz sahibi olmuştur. Ortaçağda jeolojinin otorite kabul edilen isimlerinden birisiydi. Batı O’nu “Müslümanların Pilinus’u” olarak tanımıştır. Türkçe ve Farsça’ya da tercüme edilmiş olan Arapça astronomi eseri, Asar-ül Bilad ve Ahbar-ül İbad, isimli coğrafya eseri yazan Kazvini, Dünya’nın küre şeklinde olduğunu belirtmiş, hava, su, bitki, hayvan ve madenlerden detaylı olarak bahsetmiş, dağ, dere, ada, deniz ve nehirlerin oluşumu hakkında görüşler belirtmiştir.

Kemaleddin Farisi (1267 – 1319)

Kendisi İranlı olmasına karşın matematik, fizik ve astronomi konularında kaleme aldığı kitaplarını Arapça yazmıştır. Asıl ününü İbn-i Heysem’in Kitab el-Menazır adlı optik kitabına yazmış olduğu şerh kitabı olan Tenkih el-Menazır’a borçludur. Geliştirdiği bir aletle duvar üzerindeki bulutları, bulutların hareketini, hatta bir kuşun uçuşunu dahi seyredebilmiştir. Bütün görüntülerin ters olarak yansıdığını müşahede etmiştir. Cam küre üzerinde yaptığı deneyler içerisinde yağmur damlalarında ışığın kırılması ve takip ettiği yolu gözlemlemiştir.

Astronomi ile ilgilenen Türk ve Müslüman bilim adamları

Bursalı Kadızade Rumi (1337-1430)

Türk matematik ve astronomi bilginidir. Osmanlı Devleti’nde yetişmiş bir bilim adamı olan Kadızade, eğitimini tamamlamak için gittiği Timur İmparatorluğu’nda Uluğ Bey’e hocalık ve yol göstericilik yapmış; Uluğ Bey’in Astronomi Cetvellerinin hazırlanmasında büyük hizmeti geçmiştir. Uluğ Bey Medresesi’nde Ali Kuşçu ve Fethullah Şirvani’yi yetiştirmiştir. Şerh el-Mülahhas Fi’l-Hey’e isminde astronomi ile ilgili bir eseri bulunmaktadır.

Uluğ Bey (1394-1449)

Hem hükümdar hem de çağının en büyük astronomu Uluğ Bey’i dünyaya tanıtan, astronomi dalındaki bilgisi, bu konuda verdiği eserler olmuştur. En ünlü eseri Semerkant’ta yaptırdığı büyük rasathanesidir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen eserleri, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani, bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç’in iki makalesi 1650 yılında Londra’da ilk olarak basılmıştır.

Gıyasüddin Cemşid (1380-1429)

14. yüzyılın son yarısında, Kaşan’da doğmuş bir hekim, matematikçi ve gökbilim adamıdır. Matematik ve astronomi üzerine çalışmaları olan Cemşid, aritmetikte ondalık sistemi ilk kullanan kişidir. Meraga Gözlemevi’nde yapılmış olan gözlemleri içeren İlhan’ın Zici adlı zicteki tabloları yeniden hesap ederek İlhan’ın Zici’ni tamamlayan Hakan’ın Zici adlı eserini yazmıştır; Süllem el-Sema adlı eserinde ise gök cisimlerinin uzaklıkları sorununu tartışmıştır. En önemli eseri, Ortaçağ İslâm Dünyası’ndaki matematik bilgisini bütün yönleriyle serimlediği “Matematiğin Anahtarı” adlı kitabıdır; bu eserinin bir bölümünde ondalık kesirleri kuramsal yönden incelemis ve bu kesirlerle toplama, çıkarma, çarpma ve bölme gibi aritmetiksel işlemlerin nasıl yapılacağını örnekleriyle göstermiştir.

Ali Kuşçu (1403-1474)

Timur İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu’nda bir astronom, matematikçi ve dil bilimcidir. Ali Kuşçu’nun astronomiyle ilgili en mühim eseri Uluğ Bey Ziyci Şerhi’dir. Eser zamanın en yüksek matematik ve astronomi bilgilerini ihtiva etmektedir. Ayrıca eserde astronomi için gerekli olan fiziki bilgilere de yer verilmiştir. Ali Kuşçu Yaşadığı yüzyılın Batlamyus’u olarak adlandırılmıştır.

Takiyüddin Er-Raşit (1521-1585)

Osmanlı Türkü gökbilimci, mühendis, matematikçi ve mekanik bilimcidir. 1577 yılında III. Murat’ın fermanıyla Tophane sırtlarında bir gözlemevi kurmuştur. Bu, Osmanlılardaki ilk rasathanedir. Takiyüddin sinus, kosinus, tanjant ve kotanjantın tanımlarını vermiş, ispatlarını sergilemiş ve cetvellerini hazırlamıştır. Ekliptik ile ekvator arasındaki 23° 27′ lik açıyı, 1 dakika 40 saniye farkla 23° 28′ 40″ şeklinde bularak o tarihte ilk kez gerçeğe en yakın ve doğru dereceyi hesaplamıştır.

Erzurumlu İbrahim Hakkı (1703-1780)

Türk mutasavvıf, sosyolog ve astronomdur. Marifetname’nin yazarıdır. Marifetname’sinde Ay ve Güneş tutulmasını tamamen geometrik olarak izah etmiştir. İbrahim Hakkı Erzurum’da saat 12:00 iken, diğer şehirlerde saatin kaç olacağını tespit etmiş ve 100 şehir için fark cetvelleri hazırlamıştır.

Prof. Dr. Berham Kurşunoğlu (1922-2003)

Albert Einstein ve Erwin Schrödinger ile birlikte simetrik olmayan yerçekimi kuramları üzerinde çalışmalarda bulunmuştur. Albert Einstein’ın genel görelilik kuramının elektromanyetizma ile birleştirilmesi üzerine çalışmalar yapmıştır. Genç yaşında dünya fizikçileri arasında saygın konum kazanmıştır.

Kuantum fiziği konusunda yaptığı araştırmalarla özellikle “Genelleştirilmiş İzafiyet Teorisini” ortaya atan kişi olarak bütün dünyaca tanınmıştır. 1964 yılından beri organize etmekte olduğu Coral Gables Konferans serisi ile de tanınmıştır.

Behram Kurşunoğlu 1972’de fizik alanında TÜBİTAK Bilim ödülü ile onurlandırılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × one =