Göktaşı nedir?

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

Göktaşları insanlar için her zaman ilginç olmuştur. Uzaydan gelen bu taşlar kimi zaman korkutucu ama çoğunlukla merak uyandırıcıdır. Uzayda her zaman uzak noktalara ulaşmak ve oralarda araştırmalar yapmak isteyen insanoğlunun deyim yerindeyse “kucağına düşerler.” Bu yazımızda Göktaşı ne demek? Göktaşının yapısı nasıl? diye merak eden okuyucularımız sorularının cevaplarını bulabilirler.

Göktaşının tanımı

“Göktaşları uzayın derinliklerinden gelip Dünya yüzeyine düşen maddelerin genel adıdır.” Teknik olarak “meteorit” olarak da adlandırılır.

Meteroit nedir sorusunun cevabını verdikten sonra bu noktada hemen şu sorunun cevabınıda  vermek konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir:

Bu göktaşları nereden gelmektedir? Meteordan farkı nedir?

Göktaşı dünyaya etkileri

Göktaşları uzayda asteroitlerden, kuyruklu yıldızlardan, diğer gezegenlerden ve aydan kopan parçalardır. Bu parçalar bu yapılardan çeşitli nedenlerle koptuklarında da “göktaşı yani meteorit” olarak adlandırılırlar. Kimisi uzay boşluğunda başıboş dolanır ve hiç Dünya atmosferine girmezler. Kimisi de Dünya’nın kütle çekimi etkisiyle Dünya atmosferine girer ve yeryüzüne doğru çekilirler. Ancak atmosfere girdiklerinde küçük boyutlu olanları sürtünmenin etkisiyle ufalanır ve gözden kaybolurlar (yıldız kayması). Bu cisimlere “meteor” denir. Dünya atmosferine giren parçalar sağ salim Dünya yüzeyine ulaşırsa tekrar “göktaşı” yani “meteorit” olarak nitelendirilirler.

Özetle asteroitlerden, kuyruklu yıldızlardan, diğer gezegenlerden ve aydan kopan parça dünya üzerine düşerse ismini korur. Atmosferde yanıp kaybolursa “yıldız kayması” denen doğa olayını oluşturup meteor olarak adlandırılır.

Mikro meteorit adı verilen toz büyüklüğündeki partiküller, her gün Dünya yüzeyine düşen yaklaşık 50 ton uzay parçasının yüzde 99’unu oluşturur. Ancak bazı meteoritler kaya kadar büyüktür. Göktaşları, Dünya atmosferine saniyede 11–72 km arasında değişen bir hızla girerler.

Dünya’ya düşmüş en büyük göktaşı 1920’de Namibya’da bulunan Hoba’dır. Hoba yaklaşık 54.000 kg. ağırlığındadır ve bulunduğu yerden hiç kaldırılmamıştır.

Göktaşları dış atmosferdeki sürtünmeden dolayı Dünya’ya düşerken yanmaya uğrarlar. Eğer çok yanık bir yüzeye sahip değilse görüntü olarak tıpkı Dünya’daki kayalara benzer. Termal ablasyon olarak bilinen bu işlem göktaşları farklı kimyasalları içerdiği için üzerlerinde pürüzlü, pürüzsüz veya delikli bir yüzey oluşturur.

Göktaşları, sadece Dünya’ya değil güneş sistemimizdeki tüm gezegenlere ve uydulara da çarparlar. Ancak bazı gezegenlerin ve uyduların göktaşlarını parçalayabileceği yeterli atmosferi yoktur. Dolayısıyla bunların üzerine daha büyük göktaşları düşer. Bu büyük göktaşları Ayımızın, Merkür’ün ve Mars’ın her tarafında bulunabilen derin, yuvarlak darbeli kraterler yaratır. 2005 yılında, başka bir gezegende bulunan ilk göktaşı NASA’nın Mars uzay aracından biri olan Opportunity tarafından keşfedilmiştir. 2014 yılında, Opportunity’nin kardeşi olan Curiosity, 2 metre (7 fit) genişliğindeki bir göktaşı keşfetti ve bu onu Mars’ta keşfedilen en büyük göktaşı yapmıştır.

Göktaşı Kraterleri

Göktaşı krateri
Göktaşı krateri

Göktaşları Dünya’nın yüzeyine muazzam büyük bir güçle çarparlar. Büyük göktaşları, çarptıkları zeminde krater adı verilen büyük delikler bırakırlar.

Örneğin, Winslow Arizona yakınlarında bulunan Barringer Göktaşı Krateri 50.000 yıldan fazla bir süre önce, yaklaşık 300.000 ton ağırlığındaki bir göktaşı, 2.5 milyon ton TNT’nin gücüyle Dünya’ya çarpmıştır. Çarpma 1 kilometre genişliğinde ve yaklaşık 230 metre derinlikte bir delik açmıştır. Uzay taşından kalan parçalar bunun demir bir göktaşı olduğunu göstermektedir.

Diğer ünlü bir krater Chicxulub Krateri’dir. Meksika’nın Yucatán Yarımadasının altında gömülü olan bir göktaşı krateridir. Chicxulub göktaşının 65 milyon yıl önce uçmayan dinozorların ve dünyadaki türlerin %70’inin soyunun tükenmesine neden olduğu düşünülmektedir. Kraterin oluşmasına neden olan göktaşının çapı en az 10 kilometredir.

Göktaşı çeşitleri

Dünyada 60.000’den fazla göktaşı bulunmuştur. Bilim adamları bu göktaşlarını üç ana tipe ayırmışlardır: a-) taşlı, b-) demir ve c-) taşlı demir. Bu türlerin her birinin birçok alt grubu vardır.

Göktaşı-1

Taşlı göktaşları

Taşlı meteoritler silikat içeren minerallerden oluşur. Aynı zamanda metal, nikel ve demir içerirler. İki ana taşlı göktaşı tipi vardır: Kondritler ve Akondritler

Kondritler

4.5 milyar yıldan daha uzun bir süre önce, erken güneş sisteminde asteroitleri oluşturmak için bir araya gelen toz ve küçük parçacıklardan oluşur. Güneş sistemi ile aynı zamanda oluştukları için, kondritler güneş sisteminin kökeni, yaşı ve bileşimi ile ilgili çalışmaların temel parçalarıdır.

Kondritler iki ana gruba ayrılır: Sıradan kondritler ve Karbonlu kondritler

Sıradan kondritler Dünya’ya düşen tüm meteorların yüzde 86’sını oluşturan en yaygın taşlı göktaşı türüdür. Yüzeylerinde gömülü olarak gökkumu denilen sertleşmiş damlacıklar bulunur. Sıradan kondritler üç ana gruba ayrılır. H kondrit grubunda yüksek miktarda demir bulunur. L kondrit grubu düşük miktarda demire sahiptir. LL grubu, genel olarak düşük bir demire ve düşük bir metal miktarına sahiptir.

Karbonlu kondritler, sıradan kondritlerden çok daha nadir görülür. Gökbilimciler, erken güneş sistemi geliştikçe güneşten çok uzakta oluşan karbonlu kondritlerin olduğunu düşünüyor. Adından da anlaşılacağı gibi, karbonlu kondritler, genellikle amino asitler gibi organik bileşikler formunda karbon elementini içerir. Karbonlu kondritler ayrıca sıklıkla su veya su tarafından şekillendirilmiş maddeler içerir.

Karbonlu kondritler de mineral bileşimlerine göre sınıflandırılabilir. Tüm karbonlu kondrit grupları, C ile başlayan iki veya üç harfli bir kodla adlandırılır. Karbonlu kondritler genellikle bu tipe ait ilk numune bulunduktan sonra adlandırılır. Örneğin CI grubu, 1938’de Tanzanya’ya düşen Ivuna göktaşının adını almıştır. CI meteoritleri, killerin yanı sıra yüksek miktarda karbona da sahiptir. Karbonlu kondritler, türünün ilk örneğinin bulunduğu yerin ismiyle de adlandırılabilir. CV grubu, 1910’da İtalya’nın Vigarano kenti yakınında düşen bir göktaşının adını almıştır. En ünlü CV göktaşı muhtemelen 1969’da Pueblo de Allende, Chihuahua, Meksika yakınlarında Dünya’ya düşen Allende göktaşıdır. Allende, mineral olivinden yapılmış binlerce minik gökkumuna sahiptir. Allende ayrıca özel bir türde karbon-elmas tanelerine sahiptir. Bu elmaslar aslında güneş sisteminden daha eskidir ve gökbilimciler eski bir süpernova patlamasının kalıntıları olduklarını düşünmektedirler.

Akondritler

Kondritlerde bulunan gökkumlarını içermez. Akondritler bilinen göktaşlarının yaklaşık yüzde 3’ünü oluştururlar ve çok nadir bulunurlar. Çoğu akondrit, Dünya kabuğuna benzeyen kırılgan dış asteroit katmanlarından oluşur.

Akondritlerin birçok sınıflandırması vardır. Örneğin, “ilkel akondrit” grubu, kondritlere çok benzer bir mineral bileşimine sahiptir. Ay göktaşları Ay’dan Dünya’ya düşen akondritlerdir.

Göktaşlarının yanlızca yüzde 0,2’si Mars ve Ay’dan gelmektedir. Çok çok eski zamanlarda büyük bir göktaşı Mars ve Ay’ın yüzeyine çarpmış ve kaya parçaları etrafa yayılmıştır. Bu kaya parçaları nadiren de olsa Dünya yüzeyine düşmektedirler.

Demirli göktaşları

Demir meteoritler çoğunlukla demir ve nikelden yapılır. Asteroitlerin çekirdeklerinden gelirler ve dünyadaki meteorların yaklaşık yüzde 5’ini oluştururlar.

Demir göktaşlar şimdiye kadar keşfedilen en büyük göktaşlarıdır. Ağır mineral bileşimleri (demir ve nikel), Dünya’nın atmosferine girdiklerinde küçük parçalara ayrılmadan dayanmalarını sağlar. Bulunan en büyük göktaşı, Namibya’daki Hoba göktaşı

Taşlı Demirli göktaşları

Taşlı demirli göktaşlarında neredeyse eşit miktarlarda silikat mineralleri (silikon ve oksijen elementlerini içeren kimyasallar) ve metaller (demir ve nikel) vardır.

Bir grup taşlı demir göktaşı grubu olan pallasitler, parlak metalle kaplı sarı-yeşil olivin kristallerini içerir. Gökbilimciler birçok pallasitin bir asteroitin çekirdeğinin kalıntısı olduğunu düşünmektedir. Kimyasal bileşimleri birçok demir göktaşı ile aynıdır, gökbilimciler Dünya’nın atmosferine çarptığında dağılan bir asteroidin farklı yerlerinden geldiklerini düşünmektedirler.

 

Göktaşları hakkında ilginç bilgiler

  • Göktaşlarının bulunabilmesi için en iyi yer Antarktika’dır. Antarktika’nın çoğu buz ve karla kaplı olduğu için, kayalık göktaşları rahatlıkla bulunabilir.

  • Temmuz 2014 itibariyle, dünya üzerinde 133 Mars ve 183 ay göktaşı vardı. Bilim adamları, kayaların Mars ve Ay’dan geldiğini rahatlıkla tespit edebiliyorlar; çünkü NASA’nın Mars’taki robotik keşifleri sırasında yapılan kayaların kimyasal analizleri ve Apollo ay görevleri sırasında elde edilen “ay kayaları” ile uyuşmaktadır.

  • Çoğu göktaşı zararsız bir şekilde Dünya’ya düşer. Ancak, bazen hasara neden olabilirler. 1992’de New York Peekskill’de bir göktaşı park edilmiş bir Chevrolet Malibu’nun bagajına düşmüştür.

  • Göktaşları bilim adamları için her zaman ilgi çekici olmuştur. Bu taşların yapısını inceleyerek koptukları asteroit, gezegen, kuyruklu yıldız, uydu gibi gökcisimleri hakkında daha detaylı verilere sahip olabilirler.

  • Güney Afrika’da göktaşı alım satımı yapmak illegaldir.

  • İstatistiklere göre bir insanın üzerine göktaşı düşme ihtimali 180 yılda 1’dir. En son 2016 yılında Hindistan’da bir kişi göktaşı düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir.

  • Kahire’nin güneyinde, arkeologlar bir kazı sırasında demir boncuk ipi bulmuşlardır. Demiri yakından inceleyen araştırmacılar, demirin Mısır’daki Demir Çağı’nın başlamasından binlerce yıl öncesine ait olduğunu buldular. Sonunda demirin göktaşı kökenli olduğu sonucuna vardılar.

  • Bazı bilim adamları göktaşlarının Dünya’ya hayatı getirmiş olabileceği teorisini öne sürmektedirler. Dünya’da yaşam gelişmeden önce, Dünya’ya düşen göktaşlarının, azaltılmış fosfor dediğimiz şeyi getirmiş olduğunu düşünüyorlar. Bu azalmış fosfor, fosfatlara oksitlenir ve böylece yaşamın öncüleri olan RNA ve DNA oluşur. Ayrıca Dünya üzerindeki suyun da göktaşları tarafından Dünya’ya getirildiğini belirten bir teori de vardır.

  • 2014 Olimpiyatlarında verilen madalyaların bir kısmında göktaşı parçaları vardı. Parçalar 2013 yılında Rusya’yı vuran göktaşı üzerinden alınmıştır.

  • Yerkürenin yörüngesine yerleştirdiğimiz yapay uydular meteorlardan kaçacak şekilde programlanmıştır. Dünyayı dolaşan 8,000 farklı uydudan sadece bir tanesi bugüne kadar meteorlar tarafından vurulup yok edilmiştir.

  • Göktaşlarının ciddi küresel bir hasara sebep olabilmesi için en az 1 km çapında olması gerekmektedir.

 

 

Kaynaklar: Kaynak-1  Kaynak-2  Kaynak-3  Kaynak-4  Kaynak-5

 

İlginizi çekebilir:

Güneş Sistemi Nedir

Güneş Nedir

Asteroit Kuşağı Nedir

Kuiper Kuşağı Nedir

Oort Bulutu Nedir

Asteroit Nedir

Kuyruklu Yıldız Nedir

Meteor Nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + five =