Kozmoloji nedir?

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

Bu yazımızda “Kozmoloji nedir?” sorusunu detaylarıyla cevaplıyoruz.

Kozmoloji ne demektir?

Kozmoloji kelimesi Türkçeye Yunanca’daki cosmos, (kozmos, düzen, bütün) + logia (söylev) sözcüklerinden türemiştir. Kozmoloji ise bir sözcük olarak ilk kez 1730 yılında Christian Wolff’un Cosmologia Generalis isimli eserinde kullanılmıştır.

Kozmoloji, Büyük Patlama’dan günümüze ve geleceğe kadar evrenin kökenini ve evrimini içeren bir astronomi dalıdır. NASA’ya göre, kozmolojinin tanımı “bir bütün olarak evrenin büyük ölçekli özelliklerinin bilimsel çalışması” dır.

Kozmologlar, sicim teorisi, karanlık madde ve karanlık enerji gibi egzotik kavramları ve bir evren olup olmadığını (bazen çoklu evren olarak da bilinir) araştırır. Başka yönlerden astronomi bireysel nesneler ve fenomenlerle veya nesne koleksiyonlarıyla uğraşırken, kozmoloji tüm evreni doğumundan ölümüne, her aşamada bir gizem zenginliği ile inceler.

Kozmolojinin tarihçesi

İnsanlığın evreni anlayışı zamanla önemli ölçüde gelişmiştir. Astronomi tarihinde bir zamanlar, Dünya gezegenlerin ve yıldızların etrafında dönen her şeyin merkezi olarak kabul edilirdi. 16. yüzyılda, Polonyalı bilim adamı Nicolaus Copernicus (Kopernik), Dünya ve güneş sistemindeki diğer gezegenlerin aslında kozmos anlayışında derin bir kayma yaratarak güneşin etrafında döndüğünü öne sürmüştür. 17. yüzyılın sonlarında ise Isaac Newton, gezegenler arasındaki kuvvetlerin – özellikle yerçekimi kuvvetlerinin – nasıl etkileşime girdiğini hesaplamıştır.

20. yüzyılın insanlığa evreni kavrama konusunda daha fazla fikir getirmiştir. Albert Einstein, Genel Görelilik Teorisinde mekân ve zamanın birleşmesini önermiştir. 1900’lerin başlarında, bilim adamları Samanyolu’nun tüm evreni içinde barındırıp barındırmadığını ya da sadece birçok yıldız koleksiyonundan biri olup olmadığını tartışıyorlardı. Edwin Hubble, gökyüzünde bulanık bir nesneye olan mesafeyi hesaplamış ve bu nesnenin Samanyolu’nun dışında uzandığını belirlemiştir. Galaksimizin muazzam evrende küçük bir nokta olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca “Genel Görelilik Teorisini” de kullanarak, diğer galaksileri ölçümlemiş ve evrenin statik olmadığı, hızlanarak genişlediği sonucuna varmıştır.

Evren genişliyorsa doğal sonuç olarak evreni geri saracak olsaydınız, küçük, yoğun bir madde yığınında başlamış olması gerektiğini görecektiniz. Evrenin nasıl başladığı konusundaki bu teoriye Büyük Patlama Teorisi adı verilmiştir. Bu, Fred Hoyle’nin 20. yüzyılın ortalarında ortaya attığı tartışmalı bir teoriydi. Bununla birlikte, kozmik mikrodalga fon ışınımının 1965’teki keşfi, büyük patlama ile ilgili yapılan birçok tahmini aydınlatmış ve bu nedenle fizikçiler arasında geniş çapta kabul görmüştür.

Son yıllarda kozmolog Stephen Hawking, evrenin sonsuz olmadığını ve belli bir boyuta sahip olduğunu belirlemiştir. Ancak, kesin bir sınır ölçümünden de söz edememiştir. Hawking ayrıca, evrenin sonsuza dek devam etmeyeceğini eninde sonunda sona ereceğini söylemiştir.

Kozmolojik görevler ve araştırmalar

Kasım 1989’da başlatılan NASA’nın Kozmik Arkaplan Gezgini (COBE) gökyüzünde radyasyonun kesin ölçümlerini almıştır. Görev 1993 yılına kadar devam etmiştir.

NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu, şaşırtıcı görüntüleri ile kozmolojik görevleri yerine getirmek üzere uzaya konumlandırılmıştır. Hubble teleskobu evrenin nasıl genişlediğine ilişkin ölçümleri hassaslaştırmaya yardımcı olmuştur. Devreye alınmasından bu yana, gökbilimciler kozmolojik ölçümler yapmak ve mevcut teorilerini geliştirmek için Hubble’ı kullanmaya devam etmişlerdir.

 

Uzay Teleskopu Bilim Enstitüsü’nden kozmolog Adam Riess, Hubble sayesinde, “Bir kutuya karanlık enerjinin kozmolojik sabitten farklı olabileceği tüm yolları koyarsanız, o kutu şimdi üç kat daha küçük olacaktır” tespitini yapmıştır. “Bu bir ilerlemedir; ancak karanlık enerjinin doğasını tespit etmek için daha uzun bir yolumuz var.” Demiştir.

NASA’nın Wilkinson Mikrodalga Anizotropi Probu (WMAP) 2001’den 2010’a kadar işletilen bir uzay aracıydı. WMAP, ilk evrendeki antik ışık olan kozmik mikrodalga fonundaki (CMB) küçük dalgalanmaları haritalamış ve sıradan atomların evrenin sadece yüzde 4,6’sını oluştururken, karanlık madde yüzde 24’ü oluşturduğunu tespit etmiştir.

Science dergisinden kozmolog Charles Seife, “Karanlık enerjinin varlığından duyulan şüphe ve evrenin kompozisyonundaki belirsizlikler WMAP uydusu kozmik mikrodalga arka planın en detaylı resmini çekince ortadan kalktı ” demiştir.

Avrupa Uzay Ajansı’nın Planck uzay görevi 2009’dan 2013’e kadar sürmüş ve kozmik mikrodalganın altyapısını incelemeye devam etmiştir.

ESA şu anda, on yılın içerisinde başlatılması planlanan Öklid görevini geliştiriyor. Öklid, karanlık madde ve karanlık enerjiyi daha büyük bir hassasiyetle inceleyecek, evrendeki dağılımını ve evrimini izleyecektir.

ESA’dan David Parker yaptığı açıklamada, “Görev sonunda milyarlarca farklı fizik sorusunun cevabını bulabileceğimizi düşünüyoruz” diyor.

Kozmoloji kitapları

Eğer kozmolojiye meraklıysanız ve daha derinlemesine araştırmalar yapmak istiyorsanız bu kitaplar ilginizi çekebilir:

Büyük Tasarım – Stephen Hawking

Hiç Yoktan Bir Evren – Lawrence Krauss

İlk Üç Dakika – Steven Weinberg

Zamanın Daha Kısa Tarihi – Stephen Hawking & Leonard Mlodinow

Kozmoloji ve Kozmogoni – Philip K. Dick

Zamanın Kozmolojik Tarihi – Sean Carroll

Kozmos Evrenin ve Yaşamın Sırları – Carl Sagan

Büyük Resim – Sean Carroll

Ceviz Kabuğundaki Evren – Stephen Hawking

Holografik Evren – Michael Talbot

Evrenin Şiiri – Robert Osserman

Babillilerden Günümüze Kozmoloji – Halil Kırbıyık

 

 

Kaynaklar:

Kaynak-1

Kaynak-2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

two × 1 =