Uzay kirliliği nedir?

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

İnsanlığın Dünyadaki davranışlarına ilişkin rahatsız edici bir şekilde bilinen bir gerçek var. İlk önce bir yeri keşfederiz, daha sonra fethederiz, daha sonra da kirletiriz. En sonunda da yarattığımız tahribatı onarmak için çaresizce temizliğe girişiriz. Uzay kirliliği de ayı bu şekilde…

Dünyamızı çoktan kirlettik bile. Bu kirlilik soluduğumuz havadan içtiğimiz suya kadar sirayet etmiş durumda. Sıra şimdi uzaya geldi!

Bu yazımızda uzay kirliliği nedir kısaca inceleyeceğiz. Uzay kirliliği hakkında bilgi paylaşacağız.

Uzay kirliliği ile ilgili bilgiler paylaşmadan önce bu kirliliğin tanımını yapalım:

Uzay kirliliği ne demektir?

uzay kirliliği 1

Başlangıçta, uzay enkazı terimi, güneş sisteminde bulunan doğal kalıntıları tarif etmekteydi. Uzay çöpü nedir dendiğinde asteroitler, kuyruklu yıldızlar ve meteoritler akıllara geliyordu. 1979’da NASA’nın Yörüngesel Enkaz Programının başlamasıyla insanoğlu uzay enkazının şekil değiştirdiğini gördü. Dünya yörüngesine oturtulmuş eski uydular, terkedilmiş uzay sondaları, roketlerin parçaları, dağılma ve çarpışmalardan gelen parçalar da Dünya’nın etrafında başıboş ve tehlikeli bir şekilde dönmekteydi.

Dünyayı dolaşan 500.000’den fazla parça veya “uzay çöpü” olduğu varsayılmaktadır. Hepsi de bir uyduya, bir uzay aracına, Uluslararası uzay istasyonuna zarar verebilmek için yeterince hızlı olan 28000 km/saat ‘e kadar ulaşmaktadır.

NASA, uzay enkazıyla çarpışma tehdidini ciddiye alır ve her potansiyel çarpışma tehdidiyle nasıl başa çıkılacağı konusunda uzun zamandır devam eden bir kılavuza sahiptir. Aynı zamanda 5cm’den 1 metreye kadar uzanan yaklaşık 21000 parçayı da izlemektedirler. Ama yeterli midir? Tartışılır.

Uzay kirliliğinin nedenleri?

Uzay kirliliğinin sebepleri çok çeşitlidir. Yukarıda da tarif ettiğimiz gibi Dünyamız etrafında dönen göktaşları, asteroitler, kuyruklu yıldız parçaları hakkında yapabileceğimiz bir şey yok. Bizim kontrolümüz dışında fizik kurallarına bağlı olarak hareket ediyorlar. Ama insan üretimi artıklar hakkında alınabilecek önlemler var.

Uzay kirliliği nasıl oluşur derseniz yukarıdaki fotoğrafı örnek gösterebiliriz. Resimdeki beyaz noktaları görüyor musunuz?  Her biri birer uzay çöpüdür. Artık kullanımda olmayan ve yerdeki operatörler tarafından kontrol edilmeyen malzemelerdir. Bu parçalar kullanılmayan uzay araçları, kayıp uzay mekiği parçaları, yardımcı roketler, silahlara kadar çeşitlilik gösterir. Halen yörüngede dönmektedirler.

Robotik profesörü ve Avustralya galaksiler arası temizlik firması Sabre Aeronautics’in şefi Jason Held durumu şöyle izah ediyor:

“Havacılığın ilk günlerini düşünürseniz, hava trafik kontrolüne ihtiyacınız yoktu. Çünkü yeterince uçak yoktu. Uçak sayısı artınca birkaç kaza yaşandı ve havadaki trafiğin kontrol edilmesi gerekliliği ortaya çıktı. Aynı durum uzaydaki atıklar için de geçerli. İnsanlar şimdi uzaydaki tıkanıklığı görmeye başlıyorlar. Eğer yörüngede bir uydu varsa ve bir nedenden dolayı devre dışı kalıyorsa muhtemelen saniyede 8 kilometre hızla uçan dev bir uzay çöpü çarpmıştır varsayımını yapabiliyorlar”

Dahası, her kaza (ne kadar küçük olursa olsun), sayısız enkazın yaratılmasıyla sonuçlanır. Bu da kendi başına potansiyel kazalar için tehdit oluşturur ve adeta bir kartopu etkisi yaratır.

Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya‘nın yörüngesinde dolaşan ve kullanılmayan çöplerle çarpışmamak için yılda en az iki kez kaçınma eylemi yapmak zorunda kalıyor. Yani çöplerden kaçıyor. 1996 yılında, bir Fransız uydusu, on yıl önce patlamış olan bir Fransız roketinden gelen parçalardan etkilenmiş ve hasar görmüştür. 10 Şubat 2009’da, kullanım dışı kalan bir Rus uydusu, aktif bir ABD İridyum ticari uydusu ile çarpışmış ve onu yok etmiştir. Bu çarpışma uzay çöplüğünün envanterine 2.000’den fazla enkaz eklemiştir. Tehlike gerçekten de ciddi!

SMM uydusuna çarpan bir uzay enkazının yaratığı etki
Resimde SMM uydusuna çarpan bir uzay enkazının yaratığı etkiyi görebilirsiniz

Uzay kirliliği nasıl temizlenir?

Bir uzay çöpü yörüngesinden çıkıp atmosfere girse bile dayanıklı malzemeden yapıldıkları için atmosferik basınç onlara zarar veremez. Oldukları gibi Dünya yüzeyine düşer. İnsan hayatı için bir tehdit oluşturur. Bu uzay çöpü ağı aynı zamanda ekonomik bir konuyu da temsil eder. Günlük iletişim, ulaşım ve ticari faaliyetlerimiz için güvendiğimiz milyarlarca liralık uydular kullanıyoruz. Herhangi bir günde, bir uzay çarpışmasının getirdiği bu tür bir donanımın başarısızlığı tüm teknolojik işlemlerimizi durdurabilir. Uzay kirliliğinin ekonomi üzerindeki muhtemel parasal etkisi de hafife alınmamalıdır. O yüzden zaman geçmeden uzay kirliliğini temizlemeye çalışmalıyız.

Bazı şirketler çöpü geri toplayabilecek ve Dünya’nın atmosfere doğru geri çekebilecek teknolojiler geliştirmişlerdir. Bazı şirketler de yüksek güçlü lazerler kullanarak çöpleri uyduların yörüngesinden çıkarmaya ve enkazı tamamen yok etmeye çalışıyorlar. ABD Savunma Gelişmiş Araştırma Proje Ajansı (DARPA), uzay çöpünü toplamak için bir balık ağı mantığıyla çalışacak 200 dev ağla donatılmış bir “uzay çöp kamyonu” na yatırım yapıyor. Federal Teknoloji Enstitüsü’ndeki İsviçreli araştırmacılar da denizanası benzeri dokunaçlarıyla uzay çöplüğünü bulabilen ve yakalayabilen CleanSpace One adlı küçük bir uydu tasarlamıştır. Cihaz çöpleri topladıktan sonra Dünya’ya geri dönecek hem uydunun hem de uzay molozunun tahrip olacağı bir yere düşecektir.

Ancak, henüz, bu tür projeler tam anlamıyla gelişmemiş ve desteklenmemiştir. Dünyanın yıldızlararası kirlilik sorununu ciddiye alması için, dünya liderlerinin sorunun aciliyetini kabul etmesi gerekir.

Uzay kirliliği olmaması için neler yapılabilir?

Hubble Teleskobu için geliştirilen çözüm en azından büyük kütlelerin toplanması için faydalı olabilir. Hubble Teleskobu 2020’li yılların başında emekli olacak ve görevi bittiğinde Hubble ile buluşmak için bir uzay aracı gönderilecektir. Bu araç yumuşak yakalama mekanizmasını kullanarak Hubble’a bağlanacak ve Güney Pasifik üzerinden yeniden Dünya’ya doğru yönlendirmek için motorlarını ateşleyecektir. Hubble’ın okyanusa düşürülmesi planlanmaktadır. Gelecekteki projeler için en mantıklı çözüm en azından bundan sonraki gönderilecek uyduları ve araçları görev süreleri dolduktan sonra bir şekilde yok edilebilir ve güneşin ısı etkisiyle tamamen buharlaşabilir yapmak olacaktır. Uzay araçlarının üzerlerindeki sensör, cıvata gibi kopabilecek küçük parçaların azaltılması da kısa vadede hedeflenebilir.

 

 

E.A. Bucchianeri sözleri resimli

 

 

Kaynaklar: Kaynak-1  Kaynak-2  Kaynak-3  Kaynak-4

 

İlginizi çekebilir:

Uzay sondası nedir

Uzay nedir

Göktaşı nedir

Hubble Uzay Teleskobu nedir

Uzay mekiği nedir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × three =