Uzay ve astronomi terimleri

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

Bu yazımızda astronomi ve uzay ile ilgili terimlere yer verdik. Bu uzay terimlerin kısa kısa açıklamalarını yapıyoruz ve anlamlarına göz atıyoruz.

Uzay terimleri sözlüğü

Aşağıda astronomi ve uzay bilimleri terimleri ve anlamlarını paylaştık. Uzay hakkında terimler elbette ki aşağıdakilerle sınırlı değil ancak en temek olanlarını açıklamaya çalıştık.

A

Aberasyon: Gerçek görüntünün, basit bir teorinin tahminlerinden olan farklılıklarına denir. Diğer adı sapınçtır.

Ablasyon: Katı bir cismin, yüksek hızda hareket eden yüksek sıcaklıkta bir gaz akımı ile aşınması, örneğin, hava sürtünmesinin etkisiyle eriyen veya kömürleşen bir yeraltı taşıtının ısı kalkanı.

Açık küme: Galaktik küme. Belli bir şekilleri olmayan ve genelde galaktik düzlemde bulununan yıldız kümeleri.

Açıklık: Teleskop, fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda, ışığı toplayan ayna veya merceğin çapı.

Açıklık oranı: Optik araçlarda odak uzaklığının açıklığa oranı.

Açısal çap: Bir gökcisminin, gerçek çapının uçlarını, gözlemciye birleştiren doğrular arasındaki açı.

Açısal hız: Dönen yada gökyüzünde hareket eden bir cismin açısal konumundaki değişim miktarı.

Açısal momentum: Bir eksen çevresinde dönen cismin birim zamanda eylemsizlik momenti ile bu cismin dönme açısal hızının çarpımı.

Açısal uzaklık: İki noktayı ya da nesneyi bu iki nesneden farklı bir yerde bulunan gözlemciye birleştiren doğrular arasındaki açı ya da açının boyu olarak tanımlanır.

Akan yıldız: Yer’in atmosferine girince sürtünmeden dolayı ısınarak akkor haline gelen ve ardında bir ışık çizgisi bırakarak geçen meteor.

Akselerometre: Ekseni boyunca hızdaki değişiklikleri algılayan bir cihaz.

Albedo: Bir cismin ışığı yansıtma gücü cismin yansıttığı ışınımın, aldığı ışınıma oranı.

Almanak: Önemli gök cisimlerinin yer, uzaklık, parlaklık v.b. değerlerini, her yıl, bir yıl boyunca, hergüniçin veren kaynak kitap.

Alt geçiş: Gök cisimlerinin, meridyenden iki geçişinden ufuk yüksekliği düşük olanı.

Alt kavuşum: İç gezegenlerin ve Ay’ ın, Güneş – Gezegen – Yer olmak üzere, aynı doğru üzerinde bulunma durumu.

Altimetre: Bir gezegenin veya ayın yüzeyinin üzerindeki rakımı ölçen bir cihaz. Uzay aracı altimetreleri, yüzeyden zıplayan radyo sinyallerinin gidiş gelişini zamanlayarak çalışır.

Anakol: Yıldızların, sıcaklık – ışınım gücü grafiğinde oluşturduğu temel kol.

Angstrom: Dalga boyu ölçümü için bir birim. Yüz milyonda bir santimetreye eşittir (0,003937 milyonda bir inç).

Anti-madde: Atomların, normal madde ile ilişkili olanların karşısına yükleri taşıdığı varsayılan protonlar, elektronlar vb. Gibi anti-partiküllerden oluştuğu varsayımsal bir form. Bu özelliklere sahip parçacıklar, parçacık hızlandırıcılarında üretilmiştir.

Asteroid kuşağı: Asteroitlerin çoğunun bulunduğu, Mars ile Jüpiter yörüngeleri arasındaki kuşak

Asteroit: Küçük gezegen. Yörüngeleri çoğunlukla Mars ile Jüpiter gezegenleri arasında kalan gökcisimleridir.

Astrofizik: Gök cisimlerinin ve çevrelerinin fiziksel ve kimyasal niteliklerinin incelenmesi.

Astronomi: Gök cisimleri ve olaylarının bilimsel incelenmesini yapan bilim dalı

Astronomik birim: Yer – Güneş merkezleri arasındaki ortalama uzaklık. 1 GB = 149.600.000.000 km

Atmosfer: Bir gezegeni saran gaz katmanı veya bir yıldızın görünen üst katmanları.

Atmosferik kırılma: Yer atmosferinde yer yüzüne yaklaştıkça yoğunluğun artması nedeniyle gökcisimlerinden gelen ışığın kırılarak yön değiştirmesi. Atmosferik kırılma sonucu gökcisimleri daha büyük ufuk yüksekliğinde gözlenir.

Atmosferik kızarma: Atmosferden geçen, bir gökcismine ait ışığın mavi dalga boylarının daha fazla saçılması sonucu kalan kırmızı dalga boylu ışını nedeniyle gökcisminin daha kırmızı görünmesi.

Atmosferik soğurma: Atmosferden geçen ışığın maddeyle etkileşmesi sonucu zayıflaması.

Atom altı parçacıklar: Elektron veya proton gibi maddenin temel bileşenleri.

Ay takvimi: Ay’ ın gökyüzünde görünen hareketine ve evrelerine göre düzenlenen takvim.

Ayırma gücü: Bir teleskopun yakın yıldızları ayırma gücü, veya gökcisimlerinin ince detaylarını görme yeteneği.

Aynalı teleskop: Objektifi ayna olan teleskop.

Azimut:          Bir gökcisminden geçen düşey daire ile gözlemcinin meridyen dairesi arasındaki açı. Ufuk düzleminde kuzey veya güney noktasından başlayarak saat yönünde ölçülür.

B-D

Beyaz cüce: Giderek soğuyan küçük ve çok yoğun bir çökmüş yıldız.

Bolometrik parlaklık: Bir gökcisminin tüm dalga boylarında kadir biriminde ölçülen parlaklığı.

Boylam: Bir küre üzerindeki herhangi bir noktanın, başlangıç dairesinden açısal uzaklığı. Boylamın adı, seçilen temel düzleme göre değişir.

Bölge zamanı: Zaman bölgelerine ait ortalama zaman. Greenwich’ in boylam çizgisi sıfır saat dilimine denk gelir. Türkiye Greewich’ den 2 saat geri olan -2 saat çizgisindeki ortalama zamanı kullanır.

Bulgurlanma: Granülasyon Güneş’ in fotosferinde konveksiyonun neden olduğu yapı.

Bulutsu: Yıldızların doğdukları gaz ve toz

Büyük daire: Bir kürenin merkezinden geçen düzlemle, bu kürenin arakesiti olan daire.

Büyük patlama teorisi: Evrenin başlangıcını tanımlayan teori

Çekim kuvveti: Kütlesel çekim

Çekirdek: Bir gezegenin veya yıldızın en içteki katmanı

Çift yıldız: Birbiri çevresinde dolanan iki yıldız. Bilinen yıldızların yarısı kadarı bu tür ikili ya da daha fazla üyeli gruplar halindedir.

Dalga boyu: Elektromanyetik veya başka bir dalganın tepeden tepeye ya da dipten dip noktasına kadar olan mesafe. Dalga boyları frekansla ilgilidir: Dalga boyu ne kadar uzun olursa, frekans o kadar düşük olur.

Değişen yıldız: Parlaklığı zamana bağlı olarak değişim gösteren yıldız.

Deklinasyon: Dik açıklık

Dış gezegenler: Yörüngesi yer yörüngesinin dışında kalan gezegenler.( Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüto )

Dış kavuşum: Bir dış gezegenin ve Yer’ in, Güneş’ in iki yanında bir doğrultuya gelmesi. Gezegenin uzanım açısının 180 derece olması durumu.

Diferansiyel dönme: Bir gökcisminin a) Yüzeyinde farklı enlemlerin, b) İçinde farklı katmanların farklı hızla dönmesi.

Dik açıklık: Gökyüzünde bir noktanın gök ekvatorundan açısal uzaklığı.

Dolanma: Bir cismin, bir nokta yada başka bir cisim çevresinde yaptığı yörünge hareketi.

Dolunay: Görünen Ay yüzeyinin Güneş ışığıyla tamamen aydınlatıldığı evre.

Doopler etkisi: Işık kaynağı gözlemciye göre veya gözlemci kaynağa göre uzaklaşıyor yada yaklaşıyor ise kaynaktan gelen ışınımın dalga boyu veya frekansındaki değişim. Bakınız kırmızıya kayma ve maviye kayma.

Düğüm noktası: Yörünge hareketi yapan bir gökcismine ait yörüngenin ekliptiği veya yörünge merkezinden geçen ve bakış doğrultusuna dik olan düzlemi kestiği iki noktadan biri.

Düğümler çizgisi: İniş ve çıkış düğümlerini birleştiren doğru.

E-F

Eğim açısı: Bir gökcismine ilişkin yörünge düzleminin, ekliptiğe yada bakış doğrultusuna dik düzleme yada belirlenmiş herhangi bir düzleme göre yaptığı açı.

Ekinoks: Güneş ışınlarının Ekvator’a dik vurması sonucunda aydınlanma çemberinin kutuplardan geçtiği an.

Ekliptik (tutulum) düzlemi: Güneş’ in gökyüzünde yıllık görünür hareketinin oluşturduğu çember.

Ekvator (eşlek) düzlemi: Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin Yer yuvarlağı ile arakesiti.

Elektromanyetik tayf: Tüm dalga boylarındaki elektromanyetik ışınımların oluşturduğu tayf.

Elongasyon: Uzanım açısı

Enlem: Bir küre üzerinde bulunan herhangi bir noktanın temel düzlemden açısal uzaklığı. Seçilen küre ve temel düzleme göre değişik isimler alır. Örneğin Coğrafya enlemi, ekliptik enlem, Gökada enlemi v.b.

Etkin sıcaklık: Bir ışık kaynağının birim yüzeyinden birim zamanda saldığı enerjiye eşit enerji salan bir karacismin sıcaklığı.

Fon (arka alan) ışınımı: Yıldızlar arası bulutlardan ve çok uzak galaksilerden gelen zayıf yaygın ışınım.

Fotoelektrik olayı: Işığa duyarlı bir yüzeye fotonlarla vurarak oradan elektron sökme olayı.

Frenleme ışınımı: Serbest parçacık hareket ederken yoğun bir ortama girerse ivmeli olarak yavaşlar. Yani frenlenir ve ışınım yayar.

Füze: İtiş gücü, bir yanıcı ve bir yakıcı maddenin sürekli yanmasıyla oluşan ve boşlukta momentumun korunumu prensibine göre hareket eden araç.

G

Galaksi: Milyonlarca yıldızdan oluşmuş yıldız kümelerinden, bulutsu ve gaz bulutlarından oluşmuş, samalyolu gibi bağımsız uzay adası.

Gama ışını: Dalga boyu x-ışınlarından daha kısa, daha yüksek enerjili fotonların oluşturduğum ışınım.

Gel – Git olayı: Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra normal düzeyin altına inmesi olayı. ( Bu olay Ay’ ın Yer üzerindeki çekim etkisinden doğar )

Gerçek güneş zamanı: Gerçek güneş merkezinin görünür hareketine göre belirlenen zaman.

Gezegen: Güneş çevresinde dolanan, ondan aldığo ışığı yansıtan gökcisimlerinin ortak adı. Gökyüzünde yıldızlara göre sürekli yer değiştirirler. Dokuz büyük gezegen Merkür, Venüs, Yer, Mars, Jupiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüto’ dur.

Gök atlası: Yıldızların gökküresi üzerindeki yerlerini topluca gösteren harita.

Gök cismi: Uzaydaki cisimlerden her biri Güneş, Yer, Ay, Yıldızlar, Uydular v.b.

Göktaşı: Gökyüzünden Dünya yüzeyine düşen her türlü taş.

Görünür çap: Uzakta duran küresel bir cismin bakış doğrultusuna dik düzlem üzerinde gördüğümüz izdüşümüne ilişkin çapın iki ucunu gözlemciye birleştiren iki doğru arasındaki açı.

Görünür evren: Gözlenebilen evren parçası. Görünen evren sınırında evrenin genişleme hızı ışık hızı olduğu için sınır ve ötesi görünmez.

Görünür hareket: Bir gökcisminin gözlemciye göre yaptığı hareket yada gözlemcinin gördüğü hareket. Güneş’ in gökyüzündeki hareketi ve doğup batması görünür harekettir. Otsa Yer, kendi ekseni çevresinde dönmekte, biz Güneş’ i dolanır görmekteyiz.

Görüş alanı: Bir teleskopun içine alabildiği gökyüzü parçası başka bir deyimle, bir bakışta gökyüzünde görebildiği alan.

Göz merceği: Oküler. Teleskoplarda gerçek görüntüyü gözlemek için kullanılan küçük bir yakınsak mercek düzeni.

Gün dönümü: Solstice gece veye gündüzlerinen uzun olduğu zaman, Kuzey yarım kürede en uzun günün oluştuğu yaz gün dönümü. 21 Haziran’ da, en uzun gecenin oluştuğu kış gün dönümü de 21 Aralık’ tadır.

Güneş lekeleri: Güneşin üzerinde büyük girdapların merkezi olan ve güçlü manyetik alanlara sahip karanlık bölgeler.

Güneş rüzgarı: Güneş’ten dışarı doğru akan yüklü parçacıkların akımı

Güneş sabiti: Yer atmosferinin birim yüzeyine, dik olarak, birim zamanda gelen, bütün dalga boylarındaki Güneş enerjisi.

Güneş takvimi: Güneş’ in görünürdeki günlük ve yıllık hareketine göre düzenlenen takvim.

H-J

Hidrojen yanması: Hidrojeni daha ağır elementlere dönüştüren füzyon olayı.

Hidrostatik denge: Yıldız içlerinde madde hareketinin olmaması halinde basıncın kütle çekimini dengelemesi durumu.

Hilâl: Yarıdan azı görülen Ay veya gezegen evresi. uzanım açısının 90°’ den küçük olması halinde oluşur.

Hipernova: Güneş’in 10 – 30 katı yıldızların ölümü. Gama ışınları yıldızın altından ve üstünden çıkar. Bulutsu oluşturamazlar, çünkü patlamaları 3,2 mikro saniye sürer. 1 milyon ila 1 milyar arası Güneş parlaklığında ışık verirler.

Işık eğrisi: Değişen yıldızların görünen parlaklıklarının zamana bağlı olarak değişimini gösteren grafik.

Işık hızı: Saniyede 300.000 KM, saatte 1 milyar 80 bin KM, yılda 9,46 trilyon KM. Işık fotonlardan (elektromanyetik alanın taşıyıcı parçacığı) oluşur.

Işık yılı: Işığın bir yılda aldığı yol.

Işınım gücü: Işınım yapan bir cismin tüm yüzeyinden uzaya birim zamanda yaydığı ışınım enerjisi. Işınım gücü tüm dalga boylarındaki ışınımı kapsıyorsa bolometrik ışınım gücüdür.

Işınım tayfı: Işık bir prizma yada kırınım ağı yardımı ile yayıldığında oluşan renkli bant. Bir cismin farklı dalga boylarında yaydığı ışınım enerjisi.

İç gezegenler: Yörüngesi Yer yörüngesinin içinde kalan gezegenler. ( Merkür ve Venüs )

İç kavuşum: Bir dış gezegenin Yer ile beraber Güneş’ in aynı yanında bir doğrultuya gelmesi. Gezegenin uzaım açısının 0° olması durumu

İlkbahar noktası        Gök ekvatoru ile ekliptiğin kesim noktalarından biri. Güneş görünür hareketinde yaklaşık 21 Mart’ ta bu noktaya gelir. İlkbahar noktası Balıklar burcunda yer alır.

İyonosfer: Yer atmosferinde atom ve moleküllerin Güneş ışınları ve kozmik ışınlar tarafından iyonlaştırıldığı katman.

Jeodez: Yeryüzünün biçimi ve boyutları ile ilgilenen bilim dalı.

K

Kaçma hızı: Bir cismin başka bir cismin çekim alanından tamamen kurtulması için gerekli hız.

Kahverengi cüce: Ne yıldız ne de gezegen kategorisine konabilen gök cisimleridir. Kahverengi cüceler yıldızlararası gaz bulutlarının çökmesiyle oluşurlar, fakat gökcismini yıldız yapacak nükleer tepkimelerin başlayamayacağı kadar hafiftirler.

Karacisim: Üzerine düşen bütün dalga boylarındaki ışığı hiç yansıtmadan olduğu gibi soğuran ve sonra tekrar yayan sanal cisim. Yaydığı ışınım sadece sıcaklığına bağlıdır.

Karacisim tayfı: Bir karacisim tarafından yayılan ışınımın dalga boyuna göre sürekli tayfı.

Karadelik: Evrende bulunduğu sanılan en yoğun madde. Karadelikten kaçma hızı ışık hızından daha büyük olduğu için oradan ışık bile kurtulamaz.

Karşı konum: Güneş’ le bir dış gezegenin veya Ay’ ın Yer’ e göre simetrik olduğu ( uzanımı 180° ) konum.

Kavuşma konumu: Güneş ile herhangi bir gezegenin, Güneş ile Ay’ ın Yer’ e göre aynı hizada ve aynı yanda ( uzanım 0° )bulunduğu konum.

Kırmızı dev: Belirli bir kategorideki yıldızların evrimlerinin bir dönemindeki hallerine verilen isimdir.

Kızarma (kızıllaşma) : Bir ortamdan geçen ışınımın mavi dalgaboylarının daha çok soğurulması sonucu, olduğundan daha kırmızı görünmesi.

Koma: Bir kuyruklu yıldızın çekirdeğini saran dağınık malzeme bulutu.

Kozmik arkaplan radyasyonu: Büyük Patlama’ dan arta kalan mikrodalga ışınım

Kozmik ışınlar: Uzayda çok yüksek enerjilerle hareket eden parçacıklar. Çoğu Güneş Sisteminin dışından gelmektedir. Düşük enerjili olanlar Güneş patlamalarıyla oluşur.

Kozmogoni: Acun doğum. Evrenin yaradılışını inceleyen bilim.

Kozmoloji: Acun bilim. Evrenin yapısını ve gelişimini inceleyen bilim.

Kozmoz: Evren.

Kuasar:          Dünya’dan bakıldığında yıldız gibi görünen yoğun ve son derece parlak bir cisim. Haklarında çok az şey bilinmektedir, ama kuasarlar büyük bir olasılıkla aktif galaksilerin merkezleridir.

Kutup ışıması: Kutuplar bölgesinde görülen yaygın ve donuk atmosferik ışıma. Atmosferik atom ve moleküllerin bu bölgelerde yoğunlaşan manyetosferin hızlandırdığı yüklü parçacıklarla uyarılması sonucu oluşmaktadır.

Kutup yıldızı: Küçükayı’ nın en parlak yıldızı.

Kuyruklu yıldız: Zaman zaman çok kısa bir süre gökyüzünde görülen, parlakça, bulutumsu yapıda, bir başı, bir yada birkaç kuyruğu olan gökcismi.

M-O

Mercek: Küresel yüzeyli, saydam cam parçası.

Mercekli teleskop: Objektifi mercek olan teleskop.

Meteor: Gezegenler arasında dolaşan taş parçacıklarından her biri.

Meteor krateri:          Bir meteorun bir yüzeye düşmesiyle oluşan büyük delik.

Mutlak sıfır: 0°K veya -273 °C’ ye karşılık gelen sıcaklık. Sıcaklığı mutlak sıfır olan bir madde ışınım yapamaz.

Nötron yıldızı: Neredeyse tümüyle nötronlardan oluşana kadar kendi içine çökmüş bir yıldız çekirdeği. Kütlesi Güneş’inkinin 1,5 – 3 katı olduğu halde çapı çok küçüktür ( genellikle 10 km civarında ) nötron yıldızları pulsar olarak gözlenir.

Nükleer enerji: Nükleer reaksiyonlardan ( fizyon ve füzyon ) salınan enerji, çekirdek enerjisi.

Odak uzaklığı: Bir optik düzenekte ayna veya mercekle görüntünün oluştuğu odak noktası arasındaki uzaklık.

Olbers paradoksu: Sonsuz uzayda sonsuz sayıda yıldız düzgün dağılmışsa gece gökyüzü bir yıldız yüzeyi kadar parlak olmalı. Bu durumun gözlenen gökyüzüyle uyuşmaması.

Oort bulutu: Pluto yörüngesinin çok dışında Güneş sisteminin oluşumuyla ilgili onu saran ve kuyruklu yıldız çekirdeklerinden oluşan bulut veye kuşak.

Optik ağ: Birbirine paralel ve eşit aralıklı ince tellerden veya cam levha üzerine kazılmış çizgilerden oluşturulan düzenek. Optik ağla tayf oluşturulur. Teleskoplara bağlanarak kullanılır.

Optik derinlik: Bir madde katmanı içinden geçen ışığın soğrulma oranını veren büyüklük.

Öğlen çemberi: Bir gözlemcinin başucundan, göğün güney ve kuzey kutuplarından geçen büyük çember.

P-R

Parsek:          Yer – Güneş uzaklığını bir açı saniyelik açıyla dik gören uzaklık. Paralaksı bir yay saniyesi olan bir yıldızın uzaklığı. 1pc = 3,26 ı.y. = 206265 GB.

Planck uzunluğu: Yaklaşık 10 üssü -35 cm. Sicim Kuramı’ndaki tipik bir sicim boyutu.

Planck zamanı: Yaklaşık 10 üssü -43 saniye. Işığın planck uzunluğunu kat etme süresi.

Platenoid: Güneş çevresindeki yörüngede bulunan katı maddelerdir.

Plâzma: Atomları kısmen veya tamamen iyonlaşmış, yüksek basınçla sıkıştırılmış gaz.

Pulsar: Nötron yıldızı olarak bilinen yıldız mezarlarıdır.

Radyal hız: Dikine hız Herhangi bir gökcisminin uzay hızının, yada bir çift yıldızın dolanma hızının bakış doğrultusundaki bileşeni. Bu hız diğer bir anlamda bize yaklaşma yada bizden uzaklaşma hızıdır.

Radyo teleskop: Gökcisimlerinin yaydığı radyo ışınımını gözlemek amacıyla geliştirilen teleskop.

Radyoaktiflik: Kararsız bazı atom çekirdeklerinin ışınım yaparak bozunması. Bu bozunma sonunda alfa parçacıkları, beta ışınları, gamma ışınları yayılır.

Renk: Işık dalgalarının gözde (veya başka alıcıda) dalga boyuna bağlı olarak oluşturduğu duyum. Bir yıldızın rengi sıcaklığının bir fonksiyonudur.

Renk artığı: Yıldızın görünür rengi ile gerçek rengi arasındaki fark. Yıldızın mavi ışığı yıldızlar arası madde tarafından daha çok soğrulduğu için daha soğuk ve daha kırmızımsı görünür.

Renk ölçeği: Bir yıldızın iki farklı dalgaboyunda ölçülen parlaklıklarının farkı. Bu fark yıldızın renginin ve sıcaklığının ölçüsüdür.

Renk sapıncı: Bir merceğin odak noktasının gelen ışığın rengine bağlı olması nedeniyle görüntünün renkli halkalar şeklinde görülmesi.

S-T

Samanyolu: Gök küreyi bir büyük daire boyunca saran milyarlarca yıldız ve gaz bulutundan oluşmuş donuk ışıklı kuşak. Güneş sisteminin de içinde bulunduğu galaksi.

Sera etkisi: Bir gezegen atmosferinin dışarı giden kırmızıöte ışınları tutması sonucu yüzey sıcaklığının artması olayı.

Sıfır yerçekimi: Yerçekiminin olmadığı gibi görünen bir durum. Sıfır yerçekimi, yerçekimi kuvvetleri bir yörüngenin yörüngede veya serbest düşüşte ivmelenmesiyle dengelendiğinde oluşur.

Sicim Kuramı: Doğanın temel bileşenlerinin sıfır boyutlu nokta parçacıklar değil, ” sicim” denilen tek boyutlu küçük lifler olduğunu varsayan ”birleşik evren kuramı”.

Sönümleme: Işığın bir gaz bulutundan geçerken daha çok soğrulma nedeniyle zayıflaması.

Spektroskop: Tayf ölçer. Bir ışık kaynağının tayfını oluşturmak ve kaydetmek için kullanılan alet.

Spektrum: Işınım tayfı

Süper küme: Birkaç bin galaksiden oluşan topluluk.

Süpernova: Enerjisi biten Büyük Yıldızların şiddetle patlaması durumuna verilen addır

Sürekli tayf: Salma ve soğurma çizgileri bulunmayan ışınım tayfı. Böyle bir tayfı, sıcak bir katı, sıvı yada yüksek basınç altındaki gaz verir.

Takım yıldız: Gökyüzünde rastgele serpilmiş yıldızların oluşturduğu yapay bölgeler. Eskiden gökyüzünün değişik bölgeleri hayvanlara ve eşyalara benzetilmiş, böylece gökyüzü 88 takım yıldıza ayrılmıştır.

Tan olayı: Güneş, ufkun altında iken havanın yarı aydınlık olması durumu. Gün ağarması ve gün kararması olaylarının ortak adı.

Teğetsel hız: Bir yıldızın uzay hızının, bakış doğrultusuna dik yöndeki bileşeni.

Tekillik: Uzay – zamanın herhangi bir yerinde oluşan sonsuz yoğunluktaki şey

U-Z

Uzanım açısı: Uzanım. Bir gök cisminin gökyüzünde Güneşe olan açısal uzaklığı.

Uzay aracı: Uzayda yolculuk yapmak için tasarlanmış pilotlu veya pilotsuz bir araç.

Van allen kuşakları: Yer’ in manyetik alanının Güneş tarafından fırlatılan yüklü ve kozmik parçacıkları yakalaması ile meydana gelen ışınım kuşağı.

Volkanizma: Volkanik kuvvet veya aktivite.

X-ışınları: Röntgen ışınları, 0.125 ile 125 keV enerji aralığında veya buna karşılık, dalgaboyu 10 ile 0,01 nm aralığında olan elektromanyetik dalgalar veya foton demetidır.

Yapay uydu: İnsanlar tarafından yapılarak bir gök cismi çevresinde yörüngeye oturtulan cisim.

Yerberi: Ay’ın ya da yapay bir uydunun Dünya çevresinde döndüğü yörüngede Dünya’ya en yakın olduğu nokta.

Yeröte: Ay’ın ya da yapay bir uydunun Dünya çevresinde döndüğü yörüngede Dünya’ya en uzak olduğu nokta.

Yıl: Güneşin görünen yıllık hareketinde seçilen herhangi bir noktaya göre ard arda iki geçişi arasındaki zaman.

Yıldız: Ağırlıklı olarak hidrojen ve helyumdan oluşan, yoğun ve karanlık gökyüzünde ışık saçan bir nokta olarak görünen plazma küresi.

Yıldız günü: Bir yıldızın meridyenden ard arda iki geçişi arasındaki zaman.

Yıldız kataloğu: Yıldızları herhangi bir sırada düzenleyip, onlara ilişkin değerleri veren, cetvelleri toplayan kitap.

Yıldız kümesi: Uzayda bir araya gelmiş yıldız topluluğu.

Yıldız zamanı: Güneş yerine ilkbahar noktasına bağlı olan zaman. Burada birim bir yıldız günüdür.

Yıldızlar arası madde: Yıldızlar arasındaki uzaya dağılmış olan gaz, toz gibi maddelerin tümü.

Yörünge: Bir gökcisminin hareketi boyunca uzayda çizdiği yol.

Yörünge düzlemi: Yörüngenin daire, elips,hiperbol, parabol gibi bir düzlem çizgisi olması halinde belirttiği düzlem.

Yükseklik: Bir yıldızın veya bir gök cisminin, ufuk düzleminden yukarı doğru açısal uzaklığı.

Zenit uzaklığı: Gökyüzünde bir noktanın başucu noktasına açısal uzaklığı.

Zodyak: Burçlar kuşağı. Gökküresinde, ekliptiğin geçtiği ve üzerinde 12 burcun eşit aralıklarla dağıldığı kuşak.

Zodyak ışığı: Burçlar ışığı. Burçlar kuşağı boyunca uzanan yaygın ışık şeridi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

20 − ten =