Neptün Gezegeni

Yazıyı Sosyal Medya Hesaplarında Paylaş

Neptün Güneş Sistemi’ndeki Güneş’e en uzak gezegendir ve güneşe uzaklık bakımından yapılan sıralamada 8.sırada yer alır. Ayrıca dört gaz devi gezegeninden biri ve Güneş Sistemi’ndeki dört dış gezegenden biridir. Plüton’un cüce gezegen olarak nitelendirilmesi ve gezegenlikten çıkarılmasından sonra Neptün Güneş Sistemi’nin en dış gezegeni haline gelmiştir.

Çıplak gözle görme imkanı bulunmayan Neptün diğer birçok gezegen gibi ilk uygarlıklar tarafından keşfedilememiştir ve çok uzun bir süre gizemini korumuştur. Dünya’ya çok uzak olan bu gezegene herhangi bir uzay aracı gönderilemediği için de hakkındaki bilgileri uzunca bir süre çok kısıtlı kalmıştır. Ta ki Voyager 2 uzay aracına kadar. Voyager 2 sayesinde bilinmeyen birçok şey cevaplanmış oldu ve bilim insanlarına oluşumu ve tarihi bakımından çok önemli bilgiler verdi. Yazımızın devamında Neptün gezegeni hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Neptün Gezegeni’nin Özellikleri

Neptün’ün Boyutları ve Kütlesi

dünya ile neptün kıyaslaması
dünya ile neptün kıyaslaması

Neptün, Güneş Sistemindeki dördüncü en büyük gezegen ve Dünya’nın yaklaşık olarak dört katı büyüklüğündedir. 

  • Neptün’ün ortalama yarıçapı 24.622 ± 19 km’dir ve Dünya yarıçapının 3,9 katıdır.

  • 0243×1026 kg ağırlığında olan Neptün, bu özelliği ile Dünya’nın yaklaşık 17 katıdır.

  • Ayrıca 7.6183×109 km2‘lik yüzey alanına sahiptir ve Dünya yüzey alanının 15 katıdır.

  • Neptün’ün hacmi 6.254×1013 km3’tür ve yaklaşık olarak Dünya hacminin 57,74 katıdır.

 İç yapı

Neptün iç yapısı
Neptün iç yapısı

Neptün’ün iç kısmı, Uranüs’e benzer şekilde iki katmandan oluşur.Bu katmanlar bir çekirdek ve mantodur.

Çekirdek: Çekirdek kayalıktır ve Dünya’dan 1.2 kat daha büyük olduğu tahmin edilmektedir. Neptün’ün çekirdeği ağırlıklı olarak demir, nikel ve silikatlardan oluşmaktadır.

Manto: Manto ise su, amonyak ve metandan oluşan çok sıcak ve yoğun bir sıvıdır. Manto, Dünya kütlesinin on ile on beş katı arasındadır.

Neptün ve Uranüs benzer iç yapıları paylaşsa da, bir bakıma oldukça farklıdırlar. Uranüs, Güneşten aldığı ısı miktarının yaklaşık aynı miktarını yayarken, Neptün, aldığı güneş ışığının yaklaşık 2,61 katını yayar. Neptün Güneş’e, Uranüs’e oranla 1.5 kat uzak olsa da ve Uranüs’ün aldığı gün ışığının %40’ını alsa da yüzey sıcaklıklığı aşağı yukarı Uranüs’le aynıdır.Ek olarak, bu büyük iç ısı ve yüksek basınç aynı zamanda üst atmosferde bulunan aşırı rüzgarlara güç veren şeydir.

Atmosfer

Yüksek rakımlarda, Neptün’ün atmosferi %80 hidrojen ve %19 helyumdur ve eser miktarda metan içerir. Uranüs’te olduğu gibi, kırmızı ışığın atmosferik metan tarafından emilimi, Neptün’ün koyu ve canlı olmasına rağmen, Neptün’e mavi rengini veren şeyin bir parçasıdır. Neptün’ün atmosferik metan içeriğinin Uranüs’ünkine benzer olması nedeniyle, bazı bilinmeyen atmosferik bileşenlerin Neptün’ün daha yoğun renklendirilmesine katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

Neptün’ün atmosferi iki ana bölgeye bölünmüştür: alt troposfer (sıcaklığın rakımla azaldığı yer) ve stratosfer (sıcaklığın rakımla arttığı yer).

Sebebi henüz bilinmeyen nedenlerden dolayı gezegenin termosferi 1000 °C gibi anormal derecede yüksek bir sıcaklığa sahiptir. Neptün, Güneş’ten morötesi ışınların bu sıcaklığı üretemeyeceği kadar uzaktadır. Atmosferle gezegenin manyetik alanındaki iyonların etkileşimi de olası sebeplerden biridir. Termosfer ayrıca eser miktarlarda karbondioksit ve su da içermektedir, bunun kaynağının da göktaşları ve tozlar olduğu düşünülüyor.

İklim

Neptün, hızları 600m/sn’ye kadar çıkabilen rüzgarlarla, oldukça hareketli fırtına sistemlerine sahiptir. Ayrıca rüzgarların çoğu Neptün’ün dönüş yönünün tersine esmektedir.

2007’de ortalama −200 °C sıcaklığıyla Neptün’ün güney yarım küresinde, troposferin üst katmanlarının Neptün’ün geri kalanından 10 °C daha sıcak olduğu keşfedildi. Bu sıcaklık farkı da atmosferin geri kalanında katı halde bulunan metanın gaz haline geçmesine yetmektedir. Bu sıcak bölgenin sebebi ise bu aralar Güneş ışınlarının güney yarım küreye vurması nedeniyle bu yarım kürenin “yaz” mevsimini yaşamasıdır. İleride mevsimlerin değişmesiyle, güney yarım küre kararacak ve kuzey yarım küre ışık almaya başlayacaktır ve böylece metan salınımı da, güneyden kuzey yarım küreye geçecek.

Mevsimsel değişiklikler yüzünden 1980’lerden bu yana, bulutların gezegenin güney yarım küresinde yoğunlaştığı gözlenmiştir.Bu eğilimin 2020’lere kadar sürmesi bekleniyor. Uzun yörünge periyodu nedeniyle Neptün’de mevsimler 40 yıl sürer.

1989 yılında, yaklaşık 86milyon km² alana sahip antisiklonik bir kasırga olan Büyük Koyu Leke Voyager 2 tarafından keşfedildi. Kasırga, Jupiter’deki Büyük Kırmızı Lekeyi andırıyordu. Bununla birlikte 5 yıl sonra Hubble Uzay Teleskobuyla yapılan gözlemlerde bu leke gözlenemedi.

Manyetik alan

Voyager 2 uzay aracı Neptün yakınlarından geçip bilim insanlarına verileri ulaştırana kadar Neptün gezegeninin manyetik alanı hakkında herhangi bir bilgi yoktu. Fakat Voyager 2 uzay aracının verdiği bilgiler doğrultusunda biliyoruz ki Neptün’ün çok güçlü bir manyetik alanı mevcuttur. Neptün’ün manyetik alanını Uranüs manyetik alanını andırmaktadır. Ayrıca Neptün’deki manyetik alan kabaca Dünya’daki manyetik alanın 27 kat fazlasıdır.

Neptün Gezegeni’nin Yörüngesi

Neptün yörüngesi Plüton ile beraber
Neptün yörüngesi Plüton ile beraber

Neptün’ün keşfi ile, bilinen Güneş Sistemi’nin boyutu iki kat artmıştır. Ortalama 4.50 x 109 km olan yörüngesel mesafe ile Güneş ışınlarının Neptün’e ulaşması neredeyse dört saat kırk dakika sürer.

(Not: AB, Astronomik birimdir. Bir astronomik birim Güneş’in merkeziyle Dünya’nın merkezi arasındaki uzaklıktır.)

  • Neptün gezegeni Güneş’ten uzaklığı ortalama 4.498.252.900 km’dir. Dünya ile kıyaslandığında 069 AB katıdır.
  • Güneşe en yakın olduğu konumdaki uzaklığı(Bu duruma Perihelion, Periapsis yada Günberi denir) ise 4.459.630.000 km’dir. Yani Dünya’nın 29.820 AB katıdır.
  • Güneşe en uzak olduğu konumdaki uzaklığı da(Bu duruma Afelion, Apoapsis yada Gönöte denir) 4.536.870.000 km’dir. Yani Dünya’nın 30.326 AB katıdır.

Jüpiter ve Satürn gibi, Neptün de karasal gezegenlere kıyasla çok daha hızlı bir şekilde döner. Kendi etrafında bir tur dönüşünü tamamlaması yaklaşık 16.11 saat sürer.Neptün, bu dönme periyoduyla Güneş Sisteminde en hızlı dönen üçüncü gezegendir.

Neptün, Güneş çevresinde bir turunu ortalama 5.4 km/s’’lik yörünge hızıyla 164.79 yılda tamamlamaktadır. 12 Temmuz 2011 tarihinde Neptün, 1846’daki keşfinden sonra henüz ilk turunu tamamladı.

Eksen eğimi

Neptün’ün eksen eğikliği 28.32°’dir. Bu açı Dünya(23°) ve Mars’ınkine(25°) çok benzerdir. Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir. Ama çok uzun yörünge periyodu dolayısıyla bir mevsimi 40 Dünya yılı sürer. Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner. Ekvatoral bölgenin bir tam tur dönüşü, 18 saate kadar çıkmaktadır. Kutup bölgelerinde ise bu süre 12 saate kadar düşmektedir.

Neptün Gezegeni’nin Uyduları

Neptün’ün bilinen 14 uydusu vardır. Bunların içinde açık farkla en büyüğü, William Lassell tarafından, Neptün’ün keşfinden sadece 17 gün sonra gözlenen, Neptün etrafında dönen toplam kütlenin %99.5’ini oluşturan, ayrıca küresel şekle sahip olabilecek kadar kütleye sahip tek gök cismi olan, Triton’dur. İstisnai olarak, Güneş Sistemi’ndeki diğer tüm uydulara göre ters yönde bir yörüngeye sahiptir. Bu özelliği onun olduğu yerde oluşmadığını, Neptün tarafından yakalandığını gösteriyor. Eski bir Kuiper kuşağı cüce gezegeni olabileceği düşünülüyor. Triton yörüngesinde eş zamanlı olarak döner, yani Neptün’e hep aynı yüzü dönüktür. Gelgit ivmelenmesi nedeniyle de gezegenine git gide yaklaşmaktadır. Tahminlere göre 3.6 milyar yıl sonra parçalanarak yok olacaktır.

Neptün’ün ikinci keşfedilen uydusu, Güneş Sistemi’ndeki en eliptik uydu yörüngesiyle Nereid’tir.

1989’da, Temmuz’dan Eylül’e kadar Voyager 2 altı yeni uydu daha keşfetmiştir. Bunlar gezegenin ikinci büyük uydusu Proteus, en içteki dört uydusu Naiad, Thalassa, Despina ve Galatea ve en uzak uydusu Larissa’dır. Beş yeni, küçük ve düzensiz uydu 2004 yılında duyuruldu. Neptün’ün 14. uydusu S/2004 N 1(Neptün XIV olarak da bilinir)’in keşfi 15 Temmuz 2013’te duyurulmuştur.

Neptün Gezegeni’nin Halkaları

Neptün halkaları
Neptün halkaları

Neptün gezegeninin beş halkası vardır. Bunlar; Galle, Le Verrier, Lassell, Arago ve Adams. Halkaları, gezegen hakkında önemli bir keşif yapan gök bilimcilerden sonra seçildi. Halkalar %20-%70 arasında değişen oranlardan tozdan oluşur. Halkaları içeren malzemenin geri kalanı küçük kayalardır. Gezegenin halkalarını görmek zordur çünkü karanlık ve yoğunluk ve büyüklük bakımından çeşitlilik gösterir. Gök bilimciler, Neptün’ün halkalarının gezegenin yaşına göre daha genç olduğunu ve muhtemelen Neptün’ün uydularından birinin tahrip olması sonucunda oluştuğunu düşünüyor.

  • Galle halkası, teleskopla gezegeni ilk gören kişi Johann Gottfried Galle adını aldı. 41.000–43.000 km’de Neptün’e en yakın olan halkadır.

  • La Verrier halkası, Neptün’ünü keşfeden kişinin adını aldı. Çok küçük olan bu halka sadece 113 kilometre genişliğindedir.

  • Lassell halkası, Neptün’ün halkalarının en büyüğüdür. Adını William Lassell’den alan Neptün’den 53.200-57.200 kilometre uzaklıkta, 4.000 kilometre genişliğindedir.

  • Arago halkası gezegenden 57.200 kilometre uzaklıktadır ve yaklaşık olarak100 kilometre genişliğindedir.

  • Dış halka olan Adams, Neptün’ün ortak keşfi ile tanınan John Couch Adams’ın adını aldı. Halka sadece 35 kilometre genişliğinde olmasına rağmen, yaylarından dolayı beşinin en ünlüsüdür. Adams’ın yayları, halkaların materyalinin bir yığın halinde gruplandığı alanlardır.

 

Neptün Gezegeni’nin Gözlem Tarihi

Neptün gezegeninin keşfi 19. Yüzyıla kadar gerçekleşmemiştir. Yine de daha önce gözlemlendiğine dair işaretler vardır.

  • Örneğin Galileo’nun 28 Aralık 1612 ve 27 Ocak 1613 tarihli çizimleri, şuanda Neptün’ün bu tarihlerdeki konumlarıyla eşleştiği bilinen bazı noktalar içeriyordu. Aynı zamanda her iki durumda da Galileo’nun onu bir yıldızla karıştırmış olduğu düşünülüyor.

  • 1821 yılında, Fransız astronom Alexis Bouvard, Uranüs’ün yörüngesi için astronomik çizelgeler yayınlamıştır. Daha sonraki gözlemler, Bouvard’ın bilinmeyen bir cismin yerçekimsel etkileşim yoluyla Uranüs’ün yörüngesini bozduğunu varsaydığını öne süren çizelgelerden önemli sapmalar ortaya çıkardı.

  • 1843 yılında İngiliz gö kbilimci John Couch Adams, Uranüs’ün yörüngesi üzerinde çalışmaya başladığı verileri kullanarak gezegenin yörüngesi hakkında bilgiler elde etti. Bu verilerden yeni bir gezgen keşfetmiş olabileceğini düşündü fakat son derece kuşkucu olmasından dolayı bunu kamuoyuna duyurmadı.

  • 1845–46’da Urbain Le Verrier, Berlin Gözlemevi’nden kendi hesaplamalarını geliştirdi ve bu hesaplamaları Johann Gottfried Galle ile paylaştı. Galle, 23 Eylül 1846’da Le Verrier tarafından belirtilen koordinatlarda bir gezegenin varlığını doğruladı.

Ancak bu keşif tartışmalara sebep oldu. Çünkü hem Le Verrier hem de Adams yeni gezegenin keşfini kendilerinin bulduğunu öne sürdüler. Sonunda gezegenin keşfinde hem Le Verrier hem de Adams’ın pay sahibi olduğu konusunda fikir birliğine varıldı.

1998 yılında tarihçiler tarafından ilgili belgelerin incelenmesi sonucu Le Verrier’in keşiften daha çok sorumlu olan taraf olduğu ortaya koyuldu ve Neptün gezegenin keşfindeki rolün büyük bir kısmının kendisine ait olduğu sonucuna varıldı. 

Le Verrier gezegene kendi ismini vermek istedik anca bu Fransa dışında sert bir tepkiyle karşılandı. Bu tepkilerden sonra ve bu tepkilere rağmen keşfini isimlendirme hakkının kendisinde olduğunu söyleyen Le Verrier Neptün ismini önerdi ve Neptün(Roma Deniz Tanrısı) adı üzerinde karar kılındı.

 

Neptün Gezegeni ile İlgili Araştırmalar ve Görevler

Voyager-2 ve Neptün
Voyager-2 ve Neptün

Neptün gezegeni özelinde hiçbir ülke tarafından herhangi bir uzay çalışması yürütülmemiştir. Yine de Voyager 2 gezegenin yakınından geçerek gezegen hakkında bilgiler elde edilmesini sağlamıştır. Voyager 2 aynı zamanda Neptün’ü ziyaret etmiş tek uzay aracıdır. Uzay aracının Neptün’e ziyareti 25 Ağustos 1989 yılında 4800 km mesafede gerçekleşmiştir. Gezegenin manyetik alanının özellikleri, kendi ekseni etrafında dönüş süresi, hareketli atmosferi, uyduları ve halkaları hakkında birçok bilgi, Voyager 2’nin bu ziyareti sırasında edinildi.

Voyager 2 Neptün atmosferine yakın konumdan geçmeden önce Nereid yakınlarından geçti, ardından aynı gün gezegenin en büyük uydusu olan Triton’a yaklaştı. Uzay aracı gezegeni çevreleyen manyetik alanın varlığını doğruladı ve alanın merkezden uzaklaştığını ve Uranüs çevresindeki alan benzer şekilde eğildiğini keşfetti.

Radyo emisyonlarının ölçümleri kullanılarak Neptün’ün dönme süresi tespit edildi ve Neptün’ün şaşırtıcı derecede aktif bir hava sistemine sahip olduğu görüldü. Ayrıca, Neptün’ün halkalarını ve gezegenin uydularından altı tanesini keşfetti (Despina, Galatea, Larissa, Naiad, Proteus ve Thalassa). Yer teleskoplarına dayanan uluslararası bir gök bilimci ekibi, 2003 yılında Neptün’ü çevreleyen beş yeni ayın keşfedildiğini açıkladı.

Neptün özelinde hiçbir çalışma planlanmamış olsa da bazı varsayımsal misyonlar önerilmiştir. Örneğin NASA tarafından 2020’lerin sonlarında veya 2030’ların başında gerçekleşmesi muhtemel Amiral Gemisi Misyonu öngörülmüştür.

NASA’nın daha yeni olan diğer bir önerisi, 2019’da başlatılacak olan Jüpiter, Saturn, Neptün ve bir Kuiper kuşağı nesnesini ziyaret edecek bir uzay aracı olan Argo içindi. Odak noktası Neptün ve 2029 civarında araştırılacak olan en büyük uydusu Triton’a odaklanacaktı.

 

 

Kaynaklar: Kaynak-1  Kaynak-2  Kaynak-3  Kaynak-4  

 

İlginizi çekebilir:

Merkür Gezegeni 

Venüs Gezegeni

Dünya Gezegeni

Mars Gezegeni

Jüpiter Gezegeni

Satürn Gezegeni

Uranüs Gezegeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

thirteen − 13 =